Harf harf hukuk

A harfiyle başlayan hukuk terimleri

197 terim ve kaynaklarıyla açıklamaları.

Abonman sözleşmeleri

Tüketicinin, belirli bir mal veya hizmeti sürekli veya düzenli aralıklarla edinmesini sağlayan sözleşmeler

Abrama

Deniz taşıtlarını yönetme

Ab-nak

Sulu, ıslak, nemli

Acar

Atılgan, gözü pek, yiğit, kabadayı, yılmaz, kabına sığmaz, güçlü, becelikli

Acele İtiraz

Mahkemece verilmiş bir kararın tefhim veya tebliğinden itibaren belirli bir süre içerisinde yapılması gereken, genellikle kararı veren mahkemenin üst…

Acenta

Acente, bir işletmenin çalışanı olmadan, sözleşmeye dayanarak belirli bir bölgede sürekli biçimde o işletmenin sözleşmelerine aracılık eden veya tacir…

Acir

Kiraya veren kimse

Aciz

Ödeme güçsüzlüğü.

Acizlik Def'i

Borçlunun içine düştüğü acizlik durumunda borcunu ödemeyeceği hususunda ileri sürdüğü bir çeşit savunma, defi.

Aciz vesikası

Alacaklı alacağının tamamını alamamışsa kalan miktar için kendisine verilen vesika (İİK 143)

Açık artırma

Bir malın, teklif veren kişiler arasında en yüksek bedeli öneren kimseye satılmasını sağlayan satış biçimi.

Açık Boşluk

Somut olaya uygulanacak hükmün yasada yer almamasıdır. Kanunun soruna yanıt verememesi durumudur.

Ada

Çevresi yollarla sınırlandırılmış bulunan, çeşitli parselleri kapsayan arsa parçası.

Âdab

Edeb'in çoğuludur. Terbiye, güzel ahlak, iyi davranış. Usul, Erkan, Tarz

Adâd

Adetler; sayılar

Adalet

Haklılık; hakka uygunluk

ADAVET

Düşmanlık

Addetmek

Saymak

Aded-i Müretteb

Tamsayı

ademi merkeziyet

Devlet merkezinin gücünü azaltarak yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılmasını savunan siyasi görüş. Adem-i merkeziyet, "merkezin yokluğu" manasına…

Adem-i ifâ

Yapmamak; yerine getirmemek; borcu ödememek

Adem-i ifa

Yapmamamak,yerine getirmemek,borcu ödememek

Adem-i iştirak

Katılmamak

Adem-i Lüzum

Klasik fıkıh doktrininde akdin bağlayıcı olmaması (adem-i lüzûm) durumu genelde iki biçimde söz konusu edilmektedir. Birincisi, yapısı itibariyle…

Adem-i selahiyet

Yetkisizlik

Adem-i Te'diye

Vadesi geldiği halde ödememek

Adem-i vüsuk

Gercek olmamak

adiyen darp

Her zamanki gibi. Adice. Fevkalade olmayarak.

Âdi Kefalet

Borçlar kanununda esas olan adi kefalet sözleşmeleridir. Adi kefalet sözleşmelerinde esas olan, alacaklının öncelikle esas borçluya takip yapmasıdır.…

Adi kira

Kiraya verenin, belli bir ücret karşılığında bir şeyin kullanılmasını kiracıya bıraktığı sözleşme.

Adi şirket

Iki veya daha çok kimsenin, ortak bir amaca ulaşmak için emeklerini ve mallarını birleştirmeyi kabul ettikleri sözleşme ile kurulan ortaklık.

Adlî kaza

Cezai, hukuki, ticari, nizalı, nizasız yargı

Adlî müzaharet

Adli yardım

adli

adaletle ilgili demektir. adalet teşkilatı bünyesinde anlamına da gelir.

Adli muayine

Olayı saptamak ve delil, iz, eser ve emare bulmak amacı ile yapılan işlemdir.

Adli müzaharet

Yargısal yardım

Adli olgu

Ceza Kanununda tanımlanmış olan suçları işleyerek veya işlenmiş olan herhangi bir suçtan etkilenerek hastaneye başvuran kişiler olarak…

ADLİ PSİKOLOG

Hukuksal sorunlar ve süreçlere psikolojik öğeleri de içeren bir genişlikte bakarak hukuksal alanın adil, etkin ve insan haklarına uygun sonuçlara…

ADLİ TABİP

Gerektiğinde mahkemelere bilirkişi olarak rapor veren, adli tıpta görevli doktor.

ADLİ ZABITA

Bir suç sonrası sanığı ve suç delillerini adli yetkililere sunan kolluk kuvveti.

Adüvv

Düşman, hasım

affectio societatis

Ortaklık amacını eylemli olarak gerçekleştirme" diğer bir ifadeyle ortak sıfatıyla "bilfiil" ortaklık amacına hizmet etmek/emek vermek anlamındaki…

agoni

can çekişme hali

Agreman

Devletler diğer devletlere gönderecekleri temsilciler için önceden o devletçe kabul edilir olup olmayacaklarını (persona grada) sorma işlemi. Buna…

Ağlep

Kuvvetli, Büyük.

Ahar

Başkası; üçüncü kişi; yabancı

Ahde vefa

Söze bağlılık, sözleşmeye bağlılık

Aheste

Yavaş, ağır

Âhir

Son; sondaki; en son; en sondaki

Ahit

Söz verme

ahiz

kabul etme

Ahkam

Hükümler

ahkamı huzuriye

Hakim önünde yargılanmayla ilgili yöntem hükümleri

Ahkâmı huzuriyye

Hakim önünde yargılanmayla ilgili yöntem hükümleri

Ahkâmı mahsusa

Özel hükümler

Ahkâmı müteferia

Ayrıntılı hükümler

Ahkâmı mütehalife

Aykırı değişik hükümler

Ahkam-ı Şahsiye

Şahsın kendisini alakalandıran hükümler.

Ahvâl

Durumlar; haller; vaziyetler

Ahval-i sahsiye

Kişinin doğrudan şahsıyla ilgili hukukî haller

Ahval-i Şahsiye

Hakiki şahısların hukuki varlıklarıyla ilgili olan hukuki hallerdir : Doğum, evlenme, boşanma, evlat edinme, tabii bir çocuğu tanıma, ölüm vakıaları…

Ahz

Almak

Ahzukabz

Bir miktar meblağın elden tesellüm edilmesi veya o miktar meblağın kasa hesabına kaydı

Aile hukuku

Aile ilişkilerini düzeneleyen hukuk kurallarıdır.

Aile şirketi

Bir ailenin bireylerinden oluşan ortaklık.

Aile yurdu

Bir kimsenin, ailenin gereksiniminden büyük olmamak ve bizzat kendisinin veya ailesinin işletmesi ya da oturması koşuluyla, aile bireylerinin geçimi ve…

Akabinde

Arkasından, hemen arkadan, ardından, hemen ardından Örnek: Kulağı iki kesik tırnak kıskacına aldıktan sonra başı şiddetle sağa sola sarsar, akabinde…

Akamet

Neticesizlik, kısırlık, sonuç alınmama.

Akar

Taşınmaz mal; kiraya verilen ve gelir sağlayan şeyler

akârât

Gelir sağlayan mallar, gayrimenkuller

Akarâtı mevkufe

Vakfedilmiş, gelir getiren mallar

Akdem

Önce, daha evvel

Akdes

En mukaddes

Akdetmek

Sözleşmek; kararlaştırmak; düzenlemek; bağlamak

Akd-i mebhusünanh

Sözü geçen akit, anlaşma, sözleşme

Akd-i mezbur

Sözü geçen akit, anlaşma, sözleşme

Akd-i muvazaa

Karşılıklı ödün verilerek yapılan akit, anlaşma, sözleşme

Akd-i sahih

Geçerli, doğru, kusursuz akit, anlaşma, sözleşme

Akîm

Kısır, verimsiz, başarısız, sonuçsuz.

Akideyn

Her akitte, akti yapan iki taraf

Âkideyn

Her akitte akdi yapan iki taraf

Âkidîn

Sözleşenler; sözleşme yapanlar

Akit

Tarafların birbirine uygun idare beyanlarıyla husule gelen ve onlara karşılıklı vecibeler yükleyen anlaşma

Âkit

Bir işi karşılıklı olarak kararlaştırıp üstlerine alan taraflardan her biri; sözleşme veya mukavele yapan

Akord Ücret

Parça başına hesaplanan ücret

Akreditasyon

Bir kişi veya kurumu resmi olarak tanıma, kabul etme ve onaylama eylemi

Aktif

Vergi Hukuku ve Muhasebe dilinde aktif: bilançonun, para ve nesne mevcudunu, alackaları ve mameleke dahil diğer kıymetlerin sıralandığı taraftır.

Aktüer

Aktüer, bir olayın ihtimalini ve mali sonuçlarını değerlendirmek için istatistiksel teknikleri ve matematiksel becerileri kullanan kişiye verilen…

alâ

çok iyi

Alâhilâf'ül-kanun

Kanun hilafına; yasaya aykırı olarak

Alâik

Alakalar

Alâkadar

Ilgili; ilişkili

Âlâm

Elemler, kederler, üzüntüler

Alât

Aletler; araçlar

Aledderecat

Sırasıyla; derecesine göre

Alelhesap

Hesaplaşmak üzere; hesaba sayarak; sayışılmak üzere; doğan kârdan bir bölümünün ileride tamamı üzerinde hesaplatılmak üzere önceden ödenmesi

Alelıtlak

Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).

Alelusul

Usulüne uygun;

Alel Usul

Yöntemine uygun olarak

Âlemsümul

Dünya çağında

Aleniyet

Açıklık

Alettakrib

Takriben; yaklaşık olarak

Aleyh

Karşı, karşıt

Ale-l-ıtlak

Genel olarak; rasgele; bir sınır ile bağlı olmayarak

Ale-l-umûm

Genel olarak; umumi bir biçimde; bütün

alındı

makbuz

Âlicenab

Yüksek ahlaklı

Âlikadr

Kıymeti yüksek

Alil

Hasta, sakat

Alivre Satış

Satıcının bir malı belli bir vade içinde teslimini taahhüt etmesidir. Henüz yetşmemiş mahsul alivre satılabilir. Bu terim genel olarak tarladaki mahsul…

Alonj

Ticari bir senet üzerinde ciroların veya sair muamelelerin çoğalması dolayısıyla o senede eklenen kağıt.

Alt İşveren

Bir işverenden, işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile…

Âlude

Bulaşmış, karışmış

Amade

Bir işi yapmaya hazır; hazırlanmış

Amel

Iş; edim; fiil

Amele

Işçi; emekçi, ırgat

Amelî

Işe dayanan; iş üstünde; tatbikî; pratik; uygulamalı

Amenajman

Doğal kaynakların işletilmesi

Âmil

Yapan; etken; etmen; sebep; faktör

Âmir

Emreden; buyuran; bir memurun vazife bakımından büyüğü; bir fiili yapmaya veya yapmamaya zorlayan, buna gücü yeten

Âmm

Genel; umumi; herkese ait

Amme

Kamu

Âmme hükmî şahsiyeti

Kamu tüzel kişiliği

Amme intizamı

Kamu düzeni

Ampirik

Deneye dayalı.

Anagayrimenkul

Kat mülkiyetine konu olan taşınmazın bütünü.

anasır

unsur

Anayapı

Kat mülkiyetine konu olan taşınmazın esas yapı kısmı.

Anayasa

Örgütlenmiş bir toplumda devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama erklerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların hak ve…

Angaje

Sözle veya yazılı olarak bağlanan; bağımlı

Ânif'ül-beyan

Az önce beyan olunan, bildirilen

Ani edim

Bir anda yapılan belli davranış ya da davranışlarla yerine getirilen edim

Anmuhakemetin

Muhakeme yaparak; yargılama yoluyla

antant kalma

Bir konuda mutabık kalma, uzlaşmaya varma.

antoloji

Yazınsal ürünlerden güzel parçalar seçilerek oluşturulan ve türlü yöntemlere göre düzenlenen yapıt.

Antrepo

Gümrüklere gelen ticari eşyanın konulduğu, korunduğu yer; ardiye; ambar

Anud

Çok inatçı

Aplikasyon

Yer tesbiti, tescilli haritalardaki parsel köşe noktalarının zeminde yeniden belirtilmesidir.

apostille

5 Ekim 1961 tarihli Lahey Sözleşmesi hükümleri uyarınca, kararda imzası olan hakimin, o yargı yerinde yetkili ve görevli olduğunu gösterir tasdik şerhi.

APPEL

İstinaf

Âra

Reyler; oylar

arazi

Genellikle, üzerinde yerleşim yeri bulunmayan, ekilebilen ya da boş toprak.

Arazi mahlule

Mutasarrıfın mirasçı bırakmadan ölümü ile mahlûl olan arazi-i emiriyye

Arazi-i emiriyye

Beytülmâle ait olarak devlet tarafından kişilere dağıtılan yerler, topraklar; beylik arazi

Arâzi-i haraciyye

Haraca bağlı arazi;

Arâzi-i memlûke

Mülk; timar toprağı; mülkiyet yolu ile tasarruf olunan yerler

Arâzi-i metrûke

Halkın gereksinimi ve kullanımı için terk edilen arazi

Arâzi-i mevât

Hiç kimsenin tasarrufu altında olmayan ve halka terk ve tahsis edilmemiş bulunan,yüksek sesli bir kimsenin sesi işitilmeyecek derecede köy ve kasabalar…

Arazi-i mevkufe

Geliri belirli bir konuya tahsis olunan yer; vakıf olunmuş arazi

Arâzi-i mezrû‘a

Ekilen arazi

Arazi-i miriye

Devlete ait arazi

Arâzi-i öşriye

Ürününden onda bir Devlet payı alınan ve üzerinde her türlü mülkiyet tasarrufları bulunan arazi

Arâzi-i selîha

Çıplak arazi

Argüman

Delil, Kanıt, Dayanak, Tez, Sav

Arızî

Gelip geçici olan,eğreti,sonradan gelen

Arîz ve amîk

Genişlik ve derinliğine; enine boyuna;

Âri

Boş; çıplak; soyut; arınmış; yüksüz

Ârif

Anlayışlı, sezgili

Ariyet

Menkul ve muayyen bir malın karşılıksız olarak kullandırılmasının başka bir şahsa bırakılmasını ve kullanıldıktan sonra geri verilmesini tazammun eden…

Âriyet

Ödünç; eğreti; ödünç sözleşmesi

Âriyeten

Emaneten

Arizi

Geçici,sonradan gelen

Arsa

Belediye sınırları içinde, belediye tarafından parsellenerek üzerine inşaat yapmak için ayrılan arazi parçası.

Arsa payı

Kat mülkiyetinde arsanın, kanunda belirtilen esasa göre bağımsız bölümlere ayrılan ortak mülkiyet payı.

arşiv

belgelik, her türlü belgenin saklanıp muhafaza edildigi yer

Arz

Sunma; gösterme; bildirme; önüne koyma; anlatma (bir büyüğe)

Arzuhal

Dilekçe

Asgarî

En az; en aşağı; en azından; en düşük; en küçük

Asgari

En az; en aşağı; en azından; en düşük; en küçük

Ashab-ı intikal

Verasetin geçişinde hak sahipleri

Asli

birincil,temel olarak alınan

Asrî

Zamana uygun; çağdaş; modern

Aşikar

besbelli olan, ortada olan, gizli olmayan

Atalet

1. Devinimsizlik, tembellik, çalışmadan oturma, gevşeklik, uyuşukluk. 2. İşsiz kalma, işsizlik

Ateh

Bunama; bunaklık

Âtî

Gelecek; gelen (kişi veya şey); gelecek zaman; istikbal

Atıf

Yollama; yöneltme; yükleme; bağlama; eğme; meylettirme; ilişkili bulma

atıfet

İyilik, bağış, kayra, lütuf, ihsan, inayet

atipik

Örnek dışı Düzensiz, değişik, değişken, tipik olmayan, herhangi bir grup içerisinde değerlendirilemeyen.

Aval

Bonoya imza atarak sorumluluk altına girmiş kişiler lehine verilen bir tür kefalettir.

Avalist

Kefil Aval veren kimse.

Avans

Alacağına sayılmak üzere önceden yapılan ödeme; öndelik

Avârız

Kazalar; belâlar; borçlanma ve hak kazanma yeterliliğini kısan veya yok eden haller

Avdet

Dönüş; geri gelme; dönme

Ayn

Para dışında, kazanılabilen bütün servet öğeleri

Aynî

Mala ilişkin; eşyaya bağlı; malın mülkiyeti ile ilgili; herkese karşı ileri sürülebilen

Ayni haklar

Eşya üzerinde doğrudan doğruya mutlak egemenlik yetkisi veren ve herkese karşı ileri sürülebilen haklar.

Ayrık

Müstesna, kural dışı, ayrı tutulan, diğerlerine benzemeyen, ayrıcalı.

aza

üye

Âzâ

Uzuvlar; üyeler; organlar

Âzâde

Serbest; hür; özgür

Azamî

En çok; en büyük; en yüksek

AZINLIK HÜKÜMETİ

Parlamenter sistemlerde, parlamentoda çoğunluğu olmayan bir partinin, öbür parti ya da partilerin hükümete fiilen katılmadan dışarıdan destek…

Azil

Verilen temsil yetkisinin ortadan kaldırılması

Azimet

Gidiş; yola çıkma

azledilmek

Görevden alınmak

Azletmek

Bir kişiyi görevden almak, çıkarmak