Harf harf hukuk

İ harfiyle başlayan hukuk terimleri

201 terim ve kaynaklarıyla açıklamaları.

Îrâd

Gelir; gelir getiren yapı; söyleme, getirme

İade

Geri verme; geri çevirme; eski duruma getirme

iade-i mahkeme

Mahkeme tarafından verilerek kesinleşen bir hükümle ilgili olarak, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda belirlenen hallerde (CMK md.311) hükümlü lehine veya…

İade-i Muhakeme

Muhakemenin iadesi.

iaşe

yedirip , icirme , besleme bakma

İbate

Bir yerde barındırma

ibka

kalmış, bırakılmış

İbra

Bir kimsenin zimmetini haktan beri kılmaktır ki, iki kısımdır : biri ibra-i iskat, diğeri ibra-i istifadır.

ibraname

İki taraf arasında herhangi bir alacak ya da verecek olmadığını ve tarafların bu konuda hak talep etmediğini gösteren belge Aklama belgesi

İbraz

Ticari senetler muamelelerinde senedi, hamilin muhataba veya borçluya göstererek kabulünü veya tediyesini istemesine denir.

icap

öneri, teklif İnşayı tasarruf için iptida söylenilen sözdür ki tasarruf onunla ispat olunur.

İcar

Kira

icazet

Müsaade, ruhsat, mümeyyiz küçüklerin kendiliklerinden yaptıkları borçlandırıcı işlemleri velî veya vasîlerince sonradan verilen izin, müsaade.

icbar

Zorlama, zorunda bırakma, zorla bir işi yaptırma. Zorlama

icmal

özet

İcmâl

Özet, kısaltma, yorum

İcra

Bir mahkemenin ilamının veya idari bir kararın hükmünün yerne getirmek demektir.

İcra Vekilleri Heyeti

Bakanlar Kurulu

İctima

Toplantı, toplanmak, biraraya gelmek

İçtihat

Herhangi bir hukuki mesele hakkında hukuk alimlerinin fikir ve mütalâalarıdır.

İçtima

Toplanma,bir araya gelme, toplantı

İçtimai

Toplumsal

iddet müddeti

Bekleme süresi. Türk Medeni Kanunu'na göre boşanan kadının tekrar evlenmesi için beklemesi gereken üç yüz günlük süre.

iddet - iddet müddeti

Türk Medeni Kanunu'na göre boşanan kadının tekrar evlenmesi için beklemesi gereken üç yüz günlük süre.

İddia

İleri sürülerek savunulan düşünce, sav.

iddianame

Ceza yargılamasında, hazırlık soruşturmasının kamu davasının açılması için yeterli düzeye eriştiğinin anlaşılması üzerine savcının dava açtığını…

ide

Düşünce, fikir.

İfa

Yerine getirme

İfa Etmek

Yapmış olmak, yerine getirmek

İfrat

Herhangi bir konuda aşırı gitme, aşırılık

İfraz

Ayırmak, tefrik etmek.

İfsat

Karışıklık, düzeni bozma

İfşa

Açığa çıkarma, açığa vurma.

ifşa etmek

Afişe etmek , ortaya çıkarmak, ilan etmek , yaymak...

iftikar

Yoksulluğunu, fakirliğini açığa vurmak

iftira

bir kimseye gerçek olmayan, olumsuz bir durumu, bir suçu, amaçlı olarak, bilerek yükleme

iğfal etmek

Aldatmak, kandırmak, baştan çıkarmak

iğfal kabiliyeti

aldatma,kandırma yeteneği

İhraz

Kazanmak, elde etmek.

İhsas-ı Rey

1- Tarafını belli etmek 2- Hakimin devam etmekte olan davaya ilişkin görüşünü ( kararını ) belli ederek davanın seyrini etkilemesidir.

İhsas.

Kapalıca anlatım, hissettiriş.

İhtar

Uyarı, uyarma, bir şeyi birine anımsatma

İhtarname

Bir kişinin ya da kurumun hukuki boyutu olan durumlar için kanunlara, sözleşmelere ya da gelenek ve göreneklere dayanarak ilgili tarafa yazılı olarak…

İhticaca Salih Olmak

Yazılı bir belegenin delil olabilme gücüne sahip olması.

İhtilaf

Anlaşmazlık, çekişme. Aykırılık. Söz, tutum, durum ve davranışlarda birbirine aykırı ve muhalif olma. Çelişki.

ihtilâs

Nitelikli zimmet anlamına gelmekte olup zimmetin hile ya da aldatıcı bir yöntem ile gerçekleştirildiği durumlardır

İhtilat

Katılma, başkalarıyla ilişkilerde bulunma, haberdar yaşam.

İhtira

Bilimsel buluşlar üzerindeki haklar

İhtirazi Kayıt

Muayyen hakları kullanmak hususunda serbestisini muhafaza etmek isteyen tarafın bu hususta vaki beyanıdır. Taraflardan birinin sözleşmelerin ya da…

ihtisaren

Kısaca, özet halinde

İhtisas

Uzmanlık, uzmanlaşma.

İhtiva

İçine alma, içinde bulundurma, içerme

ihtiyari

İsteğe bağlı, seçmeli olan

İhtiyati Haciz

Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir borcun alacaklısının, borçlunun elinde veya üçüncü şahısta olan menkul ve gayrimenkul mallarını ve…

ihtizaz

Titreşme, titreşim.

ihya

Yeniden canlandırma, çok iyi duruma getirme,geliştirme, güçlendirme.

İhzar

Hazır bulundurma, hazır hale getirme. Duruşmalarda hâkim önünde hazır bulundurma.

İka

Yapma, etme.

İkale

Bir hukuki muamelenin vücut verdiği bir vaziyeti, ikinci bir hukuki muamele ile eski haline getirmek demektir. İbraname bir borcun sona ermesi anlamına…

ikale sözleşmesi

Bozma sözleşmesi, işçi ve işveren arasında iş sözleşmesinin karşılıklı anlaşma ile sona erdirilmesi İşçi ve işverenin aralarında karşılıklı olarak…

İkametgâh

Mesken, konut, ikâmet edilen yer. Bir kimsenin yerleşmek niyetiyle oturduğu yer. Herkesin bir tek ikâmetgâhı vardır. Tüzelkişilerin bazen birden çok…

İka etmek

genetik olarak insan ırkının ıslahı bilimiYapmak,etmek,oluşturmak.

İKBAL

Yüksek bir makama ya da iyi bir duruma erişme

İkmal

Eksik malzemenin tamamlanması,temin edilmesi.

İkmalen Vergi Tarhı

İkmalen vergi tarhı, her ne şekilde olursa olsun bir vergi tarh edildikten sonra bu vergiye müteallik olarak meydana çıkan ve defter, kayıt ve…

ikrah

Korkutma, tiksinme, iğrenme Korkutma Bir kimseyi yapmak istediği şeyi yapmamaya, yapmamak istediği şeyi yapmaya korkutarak zorlamak

İkrar

Aleyhine hukuki neticeler husule getirebilen maddi veya hukuki bir vakıanın doğruluğunu tasdiktir.

ikraz

Borç verme ;ödünç verme.

İkrazat

Borç verme, Borçlar.

iktibas

1.Ödünç alma. Alıntı. 2.Yabancı hukukun tamamen ya da bazı kanunlarının olduğu gibi veya değiştirilerek kabulüdür. Benimsenen hukukun, benimseyen ülke…

İktifa

Yetinme

iktiham

(Bir zorluğu) giderme, kaldırma, yenme; (olumsuz bir duruma) dayanma, katlanma

İktisap

Bir şeyin mülkiyetini elde etmek demektir.

İktisat Vekâleti

Ekonomi Bakanlığı

İktizâ

Gerek;lüzüm.

İlam

Bir davanın mahkemece nasıl bir hükme bağlandığını gösteren resmi vesikalar; kararı bildiren belge.

İLAMAT

Bir davanın mahkemece nasıl bir hükme bağlandığını gösteren resmi vesikalar.

ilânihaye

Sonsuza değin, sonsuza kadar

ilanihaye

Sonsuza kadar.

İlga

Kanun, tüzük veya yönetmeliklerin yeni bir kanun, tüzük veya yönetmelikle yürürlükten kaldırılmasıdır.

ilhak

Kendine bağlama, kendine takma

İlliyet bağı

Nedensellik bağı; bir neden ile ortaya çıkan sonuç arasındaki ilişki.

illiyet rabıtası

nedensellik bağı

İLMÜHABER

Birinin yer,hal,medeni durum vb şeylerini gösteren resmi belge. Bir şeyin teslim alındığını gösteren belge,alındı kağıdı

İltibas

Karistirilma; benzeşim; karışıklık.

İltica

sığınma

İltihak

Başka devletler tarafından imza edilmiş bulunan bir muahedeye iştirak etmek isteyen diğer bir devletin müracaat ettiği hukuki muameleye denir.

iltimas

Kayırma, ayrıcalık gösterme

iltisak

Kavuşma, bitişme, birleşme, bağlantı Kavuşma, birleşme, bitişme. Kavuşma, bitişme, birleşme

İlzam

Bir şeyi lazım kılmak.

imhal

Mühlet verilmesi,süre verilmesi, erteleme. Mühlet vermek

imhal etmek

Mehil vermek, Süre vermek, Sonraya bırakmak

İmtiyaz

Farklılık, ayrıcalık. Başkalarına tanınmayan özel, kişisel hak veya şart, ayrıcalık

İmza

Kendi ismini veya kendine ait bir işareti, kendisinin kabullenerek yazması.

indelhace

İhtiyaca binaen, ihtiyaca göre

infaz

Bir kararı, bir yargıyı yerine getirme, uygulama, yürütüm. Yargı sonunda verilen kararın uygulanması Gereğini yapma;yerine getirme; icra etme

İnfial uyandırmak

Kızgınlığa yol açmak, öfke yaratmak

İnfisah

Akdin kendiliğinden ortadan kalkmasıdır.

İnha

Birini resmi bir göreve atamaya ya da bir üst aşamaya getirmeye ilişkin, ilgili makama yazılmış öneri yazısı.

İnhisar

Tekel

inhisari

Kendi başına, tekelli

İnikad

Akdin kuruluşunu ve hukukî varlık kazanmasını ifade eden İslâm hukuku terimi

İnkılâp

Devlet eliyle memleketin içtimai hayatının ve müesseselerinin makul ve ölçülü metotlar ile köklü bir surette yenileştirilmesi.

insicam

bir düzeye gitme; düzgün söz; düzgünlük; tutarlılık

İnsiyak

İçgüdü

İntaç

Sona erdirme, bitirme

İntibak

Bir durum ya da çevreye uyma, uyum; uyarlama, uyarlanma. Bir duruma, bir ortama ya da çevreye uyma, alışma.

İntifak Hakkı

Bir eşyayı sadece kullanma ve ondan yararlanma yetkisi sağlayan ayni haktır.

İntifa hakkı

Başkasına ait bir maldan yararlanma, başkasına ait bir malı kullanma hakkı. Başkasına ait taşınır ya da taşınmaz bir mal, bir hak ya da belirli bir mal…

İntihab

Seçme,seçilme,seçim.

intihal

Aşırma, bilgi hırsızlığı Aşırma (hırsızlık), başkasına ait düşünce, görüş, bilimsel eser, yazı ve dizelerin, kaynak gösterilmeden kendisine aitmiş gibi…

İntişar etmek

Yayılmak, çıkmak, yayımlanmak.

intizam

Düzenli, düzgün olma.Düzen, çekidüzen

İntizar

Bekleme, gözleme

iptida

Başlangıç, ilk

İptidai itiraz

Ilk itiraz

iradi

1.Dışsal bir zorlama olmaksızın, kişilerin iradeleri sonucu olarak ortaya çıkan 2.İradeli, istençli 3.(Osmanlı Dönemi) iradeden gelmiş. Konulmuş,…

İrad Senedi

Bir alacak nedeniyle üzerinde gayrimenkul mükellefiyeti kurulan bir taşınmazın değerinin, taşınmazdan ödenmesi gerekli bir para borcu biçiminde…

İrtifak

Mevcut bir mal üzerinde kullanma hakkı.

İrtihal

Göçme, ölme

İrtihan

Rehin olarak alma, alınma.

irtikâb

Bekleme, gözleme. Bir işe girişmek

irtikâp

Kötü iş yapma, kötülük etme. Yalan söyleme, hile yapma.

irtikap

menfaat sağlama Kötü iş yapma, kötülük etme Yiyicilik. Yalan söyleme, hile yapma.

islah

Taraflardan birisinin davada yapmış olduğu bir usul işlemini kısmen veya tamamen düzeltmesidir.

İsnad

Bir şeyi veya bir işi, birisi için yaptı diyebilme, bir şeye dayandırma, yükleme.

isnat

Bir düşünceyi, bir konuyu bir kişi veya sebebe dayandırma, yükleme, atfetme Bir düşünceyi, bir konuyu bir kişi veya sebebe dayandırma, yükleme,…

isticvab

Bir tarafın kendi aleyhine olan belli bir veya birkaç vakıa hakkında mahkeme/hakim tarafından sorguya çekilmesi (dinlenmesi) demektir.

İsticvap

Sorguya çekme.

isticvap name

Yapılan sorgulamanın yazıldığı kağıt

istida

1.Dilekçe, arzuhâl. 2.Emanet bırakma , himaye talep etme.

istifham

Soru;

İstihkak

Kazanılan şey, hakedilen.

İstihkak davası

Taşınır veya taşınmaz bir mal üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddiasında bulunmayı konu alan dava.

İstihlaf

Mirasçı murisin haklarını ve borçlarını istihlaf eder. ( ardıl (halef) olma. )

istihlak

Tüketim

İstihsal

Üretim; üretme; elde etme

istihza

alay, ironi

İstikak

İspat davası

İstikraz

Ödünç alma, borç alma.

istikşaf

Araştırma Aslını anlamaya çalışma, keşfe çalışma, keşif çalışması yapma

İstikşafi

Keşif, tanıma amaçlı görüşme

İstiktab

Söyleyip yazdırma, yazısını kontrol etmek için bir kimseye bir kaç satır yazı yazdırma.

İstiktap

tarafı sorguya çeken yargıcın yeteri kadar ikna olmaması durumunda,senedi imza ettiği iddia olunan tarafa yazı yazdırması,imza attırması; yargıç,…

İstima

Davada dinleme,yargıcın duruşmada iki taraf veya vekillerinin sözlü olarak ileri sürdükleri sav ve savunmaları ile tanık ve bilirkişinin beyanlarını…

istimlak

Kamulaştırma,

İstimlâk

Kamulaştırma; kamu kurum ve kuruluşlarınca kamu yararı kararına dayanılarak özel mülkiyete konu taşınmazların bedeli peşin ödenerek alınması

İstimrar

Sürüp gitme, süreklilik.

İstimval

Devletin,olağanüstü durumlarda ilgililerin rızası olmasa bile yasa gereğince ve değer pahası karşılığında kişilerin elindeki mallara el koyması

istinabe

Davanın görülmekte olduğu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir yerde bulunan bir tanığın, tanığın bulnduğu yerde ki mahkeme tarafından ifadesinin…

istinaden

(bir görüşe, gerekçeye) dayanarak, güvenerek, dayanılarak, dayandırarak. Bir görüşe, bir düşünceye dayanarak, güvenerek. Bir görüşe, gerekçeye…

İstinaf

İstinaf, ilk derece mahkemesinin kararının bir üst derecedeki mahkeme tarafından incelenmesini sağlayan kanun yoludur. Adli yargıda bu incelemeyi bölge…

İstinaf Kanun Yolu

İstinaf kanun yolu, ilk derece mahkemesi ile temyiz incelemesi arasında, ikinci derece bir denetim mekanizması ve kanun yoludur.

İstinaf Mahkemesi

İstinaf, Arapça kökenli bir kelime olup,İstinaf Mahkemesi Yargıtay ile ilk derece mahkemeleri arasında olan yargısal denetimin adıdır.

İstinkaf

Sakınmak

İstirdad

bir şeyi sahibine iade etmek ve geri ödemek

İstirdat

Geri almak.

İstisna

Ayrı tutma; kural dışı sayma.

İstisna Akdi

Yüklenicinin (müteahhidin), ücret karşılığında, iş sahibi için eser ortaya çıkarmayı borçlandığı sözleşme; eser sözleşmesi.

İstişare

Danışma

istişare etmek

Danışmak

istivcap

Bir tarafın kendi aleyhine olan belli bir vakıa hakkında mahkeme tarafından dinlenmesi anlamına gelmekte olup, davanın aydınlatılmasına katkıda bulunan…

İstizag

Herhangi bir konuda açıklayıcı bilgi isteme, bir sorunun açıklanmasını isteme.

İstizah

Açıklama istemek Herhangi bir durumla, sorunla ilgili olarak açıklayıcı bilgiler isteme. 1.Herhangi bir durumla, sorunla ilgili olarak açıklayıcı…

istizan

bir şeyi yapmak için izin alma, izin isteme, yetki isteme

İşar

Yazı ile bildirme.Yazı ile haber vermek. Anlatmak, bildirmek.

işbu

Bu, özellikle bu, tam olarak bu. Bu, özellikle bu.

İşkal

Güçleştirme,zorlaştırma, çetinleştirme,müşkilleştirme

işmam

Hafif olarak duyurmak, koklatmak. Hissettirmek

İştibah

Şüphelenme,şüphe,kuşkulanma:kuşku

İştira

(iştirâ) - alım hakkı; satın alma hakkı; hak sahibine istediği zamanda bir şeyin malikinden, o şeyin mülkiyetinin kendisine kararlaştırılan bedel…

İştirak

Ortaklık, ortak olma, paydaşlık.

İştirak halinde mülkiyet

Kanundan veya sözleşmeden ötürü birbirlerine ortaklık bağı ile bağlı bulunan kimselerin, bu ortaklıkları nedeniyle bir malın mülkiyetine elbirliğiyle…

İştirak Nafakası

Velayeti kendisine verilmeyen eş aleyhine, ergin olmayan çocuk lehine herhangi bir talep olmaksızın da hâkim tarafından hükmedilen nafaka türüdür. Bu…

İş'ar

Yazı ile haber vermek. Anlatmak, bildirmek.

İta Amiri

Satın alımlarda ihale ve ödeme onayı için imza yetkisine haiz kamu görevlisi Ödemeye yetkili görevli

İtfa

Ödeme

itham

Suçlama, Suçlu görme.

İtidal

Ölçülülük; aşırı olmama; orta olma; ılımlılık

İtikaf

Bir yere çekilip ibadet etmek.

İtiyadi

Tekrarlanan, Alışkanlık haline gelen

İtiyadi suçlu

kasıtlı bir suçun temel şeklini ya da daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerini bir yıl içinde ve farklı zamanlarda ikiden fazla…

itiyat

Alışkanlık, Huy

İTİZAR

Kusurunu beyan edip af dileme

İtlaf

Öldürerek ortadan kaldırma, yok etme, öldürme

ittiham

Suç altında bulunmak, Suçlamak. Töhmet altında olmak, Suçlandırmak.

ittihaz

kabullenmek

ittihaz etmek

Saymak, tutmak, ... olarak görmek.

İttisâl

bitişme; kavuşma; yakınlık. "

İvazlı İktisap

Bir malın mülkiyetinin veya bir menkul değerin, bir kişiden bir başka kişiye, karşılığında herhangi bir bedel (ivaz) sağlanmadan veya öngörülmeden,…

İvazsız akit

tek tarafa borç yükleyen sözleşme

İvazsız tasarruf

Herhangi bir karşılık alınmadan yapılan bir hukuki işlemlerdir. Borçlu tarafın herhangi bir kazanımı olmadan alacağından feragat etmesini, miras…

ivedi

Acele , çabucak... Acele

İyi niyetli 3. kişi

Bir hakkın kazanılmasında iyi niyeti hukuk düzeni tarafından korunan kişidir

izahtan vareste

Açıklanmaya gerek olmayan, apaçık ortada olan.

İzale

Giderme, sona erdirme

İzale i Şüyu

Ortaklığın giderilmesi davası

izale'i şüyu

herhangi bir ortak malın ortaklar arasında paylaşılamaması sonucunda mahkeme yolu ile satılması ve paylaşılmasıdır. Paydaşlığın giderilmesi de denilebilir.

İzale-i şuyu

Ortaklığın giderilmesi,ortaklığa son verme

İzdivac

Evlenme

İzinsiz defin

Ölen kimsenin yasa dışı gömülmesi işlemi. İlgili yer Mezarlıklar Müdürlüğünde kayıt yapılmadan ve yine bu kurumdan izin alınmadan yapılan defin işlemidir.