Harf harf hukuk

I harfiyle başlayan hukuk terimleri

216 terim ve kaynaklarıyla açıklamaları.

Iade-i muhakeme

Yargılamanın yenilenmesi

Iaşe

Yaşatma; besleme; geçinme

Ibâre

Deyiş; cümle; paragraf; bir bölüm söz

Ibhâm

Kapalı bırakma; açıklamama; belli etmeme; gizli kapaklı tutma

Ibka

Devamlı, sürekli kılma; yerinde bırakma

Ibra

Aklanma; temize çıkma; aklama; temize çıkarma Alacaklının, borçlusunda bulunan alacağından tamamen veya kısmen vazgeçmesi

Ibraz

Gösterme; meydana çıkarma; sunma

Ibtida

Başlama; başlangıç; ilkin; en önce; başta

Icâb

Gerekme; gerek; bir sözleşme için ilk söylenen söz

Icabet etme

Uyma

Icabı hal

Durumun gereği

Icar

Kiraya verme; kiraya verilme

Icareteynli vakıf

Ivedili ve süreye bağlı kira sözleşmesi olan vakıf mallar

Icâre-i müeccele

Sonradan alınacak kira

Icazet

Izin; ruhsat, diploma

Icâzet-i lâhika

Bir kimsenin izni olmadığı halde,yapıldıktan sonra bir şeyi kabul etmesi ve onaylaması

Icbar

Zorlamak

Icbar etme

Zorlama

Icmâl

Kısaltma; özetleme; öz; özet genel toplamı

Icra tetkik mercii

İcra-İflas dairesinin üzerinde olup, icra-iflas işlemlerinin doğru ve kanuna uygun olup olmadığını denetleyen ve ayrıca kanunun kendisine verdiği dava…

Içtihad

Özel görüş; anlayış; kavrayış

Içtima

Toplanma; toplantı; bir araya gelme

Içtimaî

Sosyal; toplumsal

Içtinap

Kaçınma; çekinme

Idame

Devam ettirme; sürdürme

Idâre-i husûsiyye

Il özel idaresi

Ifa

Ödeme; yerine getirme; bir işi yapma; edim

Ifadat

Sözler

Ifade

Anlatma; anlatış; anlatım

Ifham

Anlatma; anlatılma; bildirme; bildirilme

Iflas

Borcunu ödemeyen veya ödemelerini tatil eden borçlu hakkında yapılan takip sonucunda, mahkeme kararı ile tespit ve ilan edilen durum.

Ifrağ

Bir durumdan başka bir duruma sokma

Ifraz

Arazinin parçalanması; bölünmesi; parsellere ayırma; araziyi imar açısından uygun parçalara bölme

Ifşasına müeddi

Açıklanma gereği

Ihale

Artırma veya eksiltme biçimiyle yapılan ve en uygun fiyatı teklif edene (en çok artıran veya eksiltene) işin/malın verildiği sözleşme yöntemi.

Ihâta

Bir şeyin etrafını çevirme; sarma; kuşatma; etrafı çevrilme; anlayış; geniş bilgi

Ihbar

Haber verme; bildirme; bildirim

Ihdas

Ortaya çıkarma; kurma; bir şeyi ilk kez ortaya koyma

Ihfa

Saklama

Ihkak-ı hak

Kendiliğinden hak alma

Ihlal etmek

Zarar vermek; zedelemek; dokunmak; hakkını zedelemek; çiğnemek; bozmak

Ihmal

Dikkatsizlikten ve özensizlikten kaynaklanan kusur; savsaklama; gerekli özeni göstermeme

Ihraç

Çıkarma; dışarıya mal satma; dış satım

Ihraz

Benimseme; sahipsiz bir malı sahiplenme

Ihtar

Hatırlatma; dikkati çekme; uyarma; uyarım

Ihtarname

Bir kimseye, bir hususu yerine getirmesi veya getirmemesi için yapılan yazılı uyarı; hatırlatma belgesi.

Ihticâc

Delil veya tanık gösterme

Ihtilaf

Anlaşmazlık; uyuşmazlık; çekişme; niza; görüş farklılığı

Ihtilat

Karışma; katılma; bir araya gelme

Ihtimam

Özen; bir şey, iş ya da kişiye özel dikkat gösterme

Ihtirâzi kayıt

Çekince; önkoşul; belli hakları kullanma hakkının saklı tutulması

Ihtiva etmek

Içermek; kapsamak; içine almak; içinde bulundurmak

Ihtiyarî

Isteğe bağlı; seçmeli; istemli

Ihtiyar etmek

Seçmek; seçme hakkını kullanmak; tercih etmek; yeğlemek

Ihtiyat

Sakınma;

Ihtiyati tedbir

Davacının, davasını kazanması durumunda, dava konusu şeye kavuşabilmesi için, davadan önce veya dava sırasında o şeyi garanti altına almasına yarayan…

Ihzâr

Hazırlama; huzura getirme;

Ihzaren celb

Sanığı veya tanığı, kendi arzusu nedeniyle gelmediği için mahkeme önüne hakim kararı ile zorla getirtme

Ihzarî

Hazırlayıcı; yetiştirici; hazırlık niteliğinde olan

Ikâme

Yerine koyma; yerine kullanma; dikme;yerine geçme; kaim olma; dava açma

Ikametgah

Bir kimsenin yerleşme kast ve niyetiyle oturduğu yer

Ikamet etme

Bir yerde yerleşme iradesi ve niyetiyle oturma.

Ika etmek

Yapmak; etmek; oluşturmak

Ikmal

Tamamlama; bitirme; devamlı olarak yiyecek içecek ve diğer gerekli malzemenin sağlanması

Ikrâh

Korkutma; bir kimseyi yapmak istediği şeyi yapmamaya, yapmamak istediği şeyi yapmaya korkutarak zorlamak

Ikrar

Saklamayıp söyleme; bildirme; açıkça söyleme; kabul

Ikraz

Borç verme; ödünç verme

Iktifâ

Yeter bulma; yetinme

Iktirân

Yakın varma; yanına gelme; yaklaşma; ulaşma; erişme

Iktisabî

Kazanma ile ilgili; edinme ile ilgili

Iktisadi

Ekonomik

Iktisap

Kazanma; kazanım; edinme; bir şeyin mülkiyetini elde etme

Iktiza

Gerekme; gerektirme; gereklilik; işe yarama ilâm yargı belgesi; mahkemenin verdiği nihaî (son ) kararın, iki taraftan her birine yöntemine göre verilen…

Ilamlı icra takibi

Para veya paradan başka bir şey içeren konularda, önce bir mahkeme ilamı alınıp, ilamlara özgü icra takibi yapılması.

Ilamsız icra takibi

Elinde bir mahkeme ilamı bulunmayan veya bulunmasına rağmen ilamlı icra yoluna başvurmayan kişilerin, alacaklarını elde etmek için başvurdukları icra yolu.

Ila-nihâye

Sonuna kadar

Ilga

Ortadan kaldırma; yürürlükten kalkma; hükümden düşürme; geçersizleştirme

Ilka

Koymak, birakmak. Terk etmek, Öne atmak

Illet

Hastalık; sakatlık; bozukluk; neden; sebep

Illiyet bağı

Nedensellik bağı; bir neden ile ortaya çıkan sonuç arasındaki ilişki

Ilmî

Bilimsel

Ilmi içtihatler

Hukuk bilginlerinin hukuki sorunlarda ileri sunmuş oldukları görüş, düşünce ve kanaatlerdir.

Ilmühaber

Belge; birinin herhangi bir durumunu (örneğin ikametgahını) gösteren durum belgesi

Iltibâs

Karıştırılma; benzeşim; karışıklık

Iltihâk

Katılma; karışma

Iltisâk

Yapışma; bitişme; kavuşma

Iltizam

Kendi için gerekli sayma; gerektirme

Iltizami muamele

Bir kimsenin malvarlığının aktifinde yer alan kalemlere dokunmaksızın, yalnızca pasifini artıran bir işlem yapması; taahhüt işlemi; borçlandırıcı işlem;

Ilzâm

Susturma; bağlama

Imâl

Yapma; yapılma; meydana getirme

Imâr

Bayındırlık; bayındır duruma getirme; geliştirme

Imdi

Buna göre; şu halde; o halde

Imha

Yok etme; ortadan kaldırma; mahvetme

Imhâl

Mühlet verilmesi; süre verilmesi; erteleme; yeni bir önel tanıma

Imlâ

Doldurma; doldurulma; yazdırma; yazdırılma; bir dilin cümlelerini, kelimelerini doğru yazma bilgisi

Imtina

Kaçınma; çekinme

Imtisâl

Gerekeni yapma; bir örneğe göre hareket etme; alınan emre boyun eğme

Imtiyaz

Ayrıcalık; farklılık

Inbiâs

Gönderilme; meydana çıkma; ileri gelme

Indinde

Yanında

Ind-el-hâce

Lâzım olduğu; gerektiği zaman

Ind-ettemyiz

Temyiz sonunda; temyiz olunduğunda

Infâk

Beslemek; geçindirmek; nafakalandırmak

Infisah

Ortadan kalkma; dağılma; fesholma.

Infisâh

Fesh olunma; bozulma; hükümsüz kalma; dağılma; kendiliğinden ortadan kalkma

Inhisar

Tekel; monopol; alımın veya satımın tek bir elde toplanması

Inkılâp

Değişme; bir halden başka bir hale dönme; devrim

Inkıta

Kesilme; kesinti; ara verme

Inkıyâd

Boyun eğme; kendini teslim etme

Inkisâm

Taksim olma; parçalanma; bölünme; ayrılma

Inkişaf

Açılma; gelişme; gelişim; açınım

Inkiza

Bitim; sona erme

Insicâm

Bir düzeye gitme; düzgün söz; düzgünlük; tutarlık

Inşâî

Inşaya, yapıya ait

Inşaî hak

Yenilik doğuran hak; bir hukuki durumun ortadan kaldırılması, değiştirilmesi veya yeni bir hukuki durumun yaratılması için kişinin kullandığı hak

Intac

Sonuç verme; nitelendirilme; sonuçlandırılma; bitirme

Intifa

Yararlanma; bir şeyden istifade etme

Intifa hakkı

Yararlanma hakkı; başkasına ait bir malda, kullanma ve ürünlerinden yararlanma yetkilerine sahip olmayı içeren irtifak hakkı çeşidi

Intihâb

Seçme; seçilme; seçim

Intikal

Bir mal üzerindeki tasarruf hakkının, kanun ile belli kimselere geçmesi

Intizâm

Düzgünlük; çeki düzen; düzenlilik

Intizâr

Bekleme; beklenilme; gözleme; gözlenilme

Inzibât

Yolunda olma; genel emniyetin yolunda olması; sıkı düzen

Inzimâm

Eklenme; katılma; ilave

In'ikad

Bağlama; kurulma; toplanma

Ipham

Belirsizlik

Ipka

Kalma; yerinde bırakma; görevinde bırakma; yenileme

Ipotek

Hak sahibine, alacağını, bir taşınmaz malın değerinden elde etme yetkisini veren sınırlı bir ayni hak.

Ipotekli borç Senedi

Taşınmaz rehni ile güvence altına alınmış kişisel bir hak nedeniyle, yetkili tapu görevlilerince ilgili taşınmaza değer biçilerek, taşınmaz değerinin…

Ipotek akit tablosu

İpoteğin kurulması sırasında tapu memuru tarafından düzenlenen ve ipoteğin durumunu gösteren resmi senet.

Ipotek belgesi

Tapu sicil müdürlüğü tarafından verilen ve ipotek akit tablosunun özetini içeren belge.

Iptal

Hukuk kurallarına aykırı biçimde yapılmışbir idari işlemin yargı organının kararıyla ortadan kaldırılmasıdır

Irae

Tayin etme; gösterme

Irae edilmek

Gösterilmek

Iras

Yapma; etme; birine (zarar) verme, sebep olma

Irat Senedi

Bir alacak nedeniyle üzerinde gayrimenkul mükellefiyeti kurulan bir taşınmazın değerinin, taşınmazdan ödenmesi gerekli bir para borcu biçiminde…

Irca

Eski duruma çevirme; geri döndürme; indirgeme

Irca olunma

Eski duruma getirme; çevirme; döndürme

Irsen

Irs yoluyla; miras yoluyla (geçerek)

Irtibat

Bağlantı; ilişki; ilgili olma

Irtifak

Hacet talep etme; ihtiyaç duyma; yükümlenim

Irtifak hakları

Bir taşınmaz üzerinde, bir kullanma ve yararlanmaya rıza göstermeyi veya mülkiyete özgü bazı hakların kullanılmasından kaçınmayı gerektiren ve diğer…

Isâl

Vardırma; vardırılma; ulaştırma; ulaştırılma

Isbât

Şahit ve delil göstererek doğrusunu ortaya çıkarma

ısdar

Çıkarmak, ortaya koymak, sudur etmek, kanun çıkarmak

Isdar etmek

Çıkarmak

Iskan ruhsatı

Bir binada oturulabilmesi için, yapının tamamlanmasından sonra ve İmar Kanunu'na göre, o yapının kullanılabileceğine ilişkin olarak verilen belge.

Iskat

Düşürme; hükümden düşürme; yok etme; iptal

Islah

Düzeltme; davada tarafça düzeltme; iyileştirme; iyi bir hale getirme

Islahât

Düzeltme veya iyileştirme işleri

Islah Etmek

(bir şeyi) daha iyi bir duruma getirmek, düzeltmek, iyileştirmek.

Isnad

Bir şeyi veya bir işi, birisi için yaptı diyebilme; bir şeye dayandırma; yükleme

Istılâh

Terim

Istiane

Yardım isteme

Isticar

Kira ile tutma; kiralama

Isticvap

Sorguya çekme; sorguya çekilme

Istida

Dilekçe; arzuhal; emanet bırakma; himaye (korunma) talep etme

Istidlâl

Bir kanıta dayanarak, bir nesneden sonuç çıkarma; kanıt ile anlama

Istifa

İsteğe bağlı olarak bir görevden ayrılma.

Istifade

Yararlanma; faydalanma

Istiglâl

Ipotek; ev, dükkân, tarla ve bunlara benzer taşınmazların geliri, karşılık gösterilerek rehine koyma

Istihap

Yanına almak

Istihdâf

Hedef tutma; amaç edinme; amaçlama

Istihdâm

Hizmete kabul etme; kullanma; çalıştırma

Istihkak

Hak istemek; hak ediş; bir şey üzerinde hak iddiasında bulunma

Istihkak davası

Taşınır veya taşınmaz bir mal üzerinde mülkiyet veya diğer bir aynî hak iddiasında bulunmayı konu alan dava

Istihlâk

Tüketim; kullanarak bitirme

Istihrâç

Çıkarma; çıkarılma; netice çıkarma; anlam çıkarma; anlama

Istihsal

Üretim; üretme; elde etme

Istikraz

Borç alma; ödünç alma

Istilzâm

Gerektirmek

Istimâ

Davada dinleme; yargıcın duruşmada iki taraf veya vekillerinin sözlü olarak ileri sürdükleri sav ve savunmaları ile,tanık ve bilirkişinin beyanlarını…

Istimâl

Kullanma

Istimval

Ilgililerin rızası olmasa bile yasa gereğince ve değer pahası karşılığında kişilerin mallarına el konulması

Istina

Dayanak; dayanma

Istinad

Dayanma; senet, delil sayma

Istinâd etmek

Dayanmak; bir şeyi dayanak(mesned) olarak almak

Istinkâf

Çekimser kalma; çekinme; geri durma; sakınma

Istinsah

Suret çıkarma

Istirdâd

Geri alma; alınma; geri isteme

Istisna

Ayrı tutma; kural dışı sayma

Istisna sözleşmesi

Yüklenicinin (müteahhidin), ücret karşılığında, iş sahibi için eser ortaya çıkarmayı borçlandığı sözleşme; eser sözleşmesi.

Isti'dâd

Kabiliyet; akıllılık; anlayış; yetenek

Is'af

Yerine getirme

Işgal

Tapu kütüğüne göre sahipsiz mal durumuna geldiği anlaşılan taşınmaz malları edinme yolu.

Işhâd

Şahit getirme; tanıklık ettirme; tanık gösterme

Işkâl

Zorlaştırma; güçleştirme

Iştigal

Meşgul olma; bir işle uğraşma

Iştirâ

Alım hakkı; satın alma hakkı; hak sahibine istediği zamanda bir şeyin malikinden, o şeyin mülkiyetinin kendisine kararlaştırılan bedel karşılığında…

Iştirâk

Katılma; ortak olma; ortaklık

Iştirak halinde mülkiyet

Kanundan veya sözleşmeden ötürü birbirlerine ortaklık bağı ile bağlı bulunan kimselerin, bu ortaklıkları nedeniyle bir malın mülkiyetine elbirliğiyle…

Iştira hakkı

Hak sahibine, istediği zamanda, bir malın malik

Iş'âr

Bildirme; yazı ile bildirme; gösterme

Ita

Verme; ödeme

Itfa

Söndürme; ödeme; bir borcu, ödeme, takas, af gibi bir sebeple kapatma; sona erdirme

Itlâk

Salıverme; koyuverme; boşamak; demek; denilmek; tabir

Itmam

Tamamlama

ıttılâ

Öğrenme; bilgilenme; haberdar olma; tanıma

Ittıla Etmek

Öğrenmek, haberdar olmak.

Ittiba

Uyma; itaat etme

Ittihâd

Bir olma; birleşme; birlik

Ittihâz

Edinme; edinilme; kabul etme; sayma; tutma; alma

Ittisâl

Bitişme; kavuşma; yakınlık

Ivaz

Karşılık; bedel; eder; karşı bedel; mukabil eda; fiyat

Ivazlı akit

Iki tarafa borç yükleyen sözleşme

Ivazsız akit

Tek tarafa borç yükleyen sözleşme

Izaa

Kaybetme; yitirme

Izafe

Zammetmek; katmak; karıştırmak

Izale

Giderme; giderilme

Izale-i şüyuu

Herhangi bir malın kendisinin veya satılarak bedelinin paylaştırılması suretiyle, bu mal üzerindeki ortaklığın (paydaşlığın) giderilmesi.

Izhâr

Açıklama

Izrar

Zarar verme; zarara sokma.

Iztırâr

Zorunluluk; çaresizlik.

Iztırar

zorunluluk, çaresizlik, mecburiyet zorda kalma

Iztırar hali

Kişinin açlık,susuzluk hali nedeniyle yada mevcut bir tehlike nedeniyle;üçüncü kişiye verdiği zarardan dolayı sorumluluk durumuna ilişkin hukuki…

I'lâmât

Bir davanın mahkemece nasıl bir hükme bağlandığını gösteren resmi vesikalar; kararı bildiren belge