Harf harf hukuk
H harfiyle başlayan hukuk terimleri
132 terim ve kaynaklarıyla açıklamaları.
Hacet
Gerek; gereklilik
Hacir
Bir şahsın medeni haklarını kullanma salahiyetinin mahkeme tarafından kaldırılması.
Hacir altına almak
-Hastalık, bunama vb. sebeplerden dolayı davranışlarının nasıl sonuç vereceğini bilemeyen bir kişiyi mahkeme aracılığıyla mal ve mülk yönetimi…
Haciz
Borçlunun, borcunu kendi arzusu ile ödememesi durumunda, alacaklının talebiyle, borçlunun (borca yetecek miktardaki) mal ve haklarına devlet…
Hacizvaaz
El koyma
Hadd-i Maruf
Makbul olan had, Emredilen, müsaade edilen hudud
Hâdis
Meydana gelen; çıkan; yeni çıkan
Hafiyyen
Gizli olarak; saklı olarak; gizlice
Hafriyat
Kazı; kazılar; toprak kazma; toprak çıkarma
HAGB
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının kısaltması
Hail
Duvar, çit, parmaklık, tahta perde gibi taşınmazları birbirinden ayıran işaret ve engeller
Haiz
Sahip; elde bulunduran; taşıyan
Hak
Hukuk düzeni tarafından şahıslara tanınmış olan yetkilerdir
Hakem
Tarafların aralarındaki anlaşmazlığı çözmek için yetkili olarak seçtikleri ve üzerinde anlaştıkları kişi, yargıcı
Hakikiye
Hakikate mensup; gerçek; sahici; doğru; gerçekten
HÂKİM
Millet adına, yargı yetkisini kullanarak yasaya aykırı davranışlarda veya uyuşulmayan işlerde yasayı yerine getirmekle, adaleti gerçekleştirmekle…
Hakk
Doğruluk ve insaf; bir insana ait olan şey; dava ve iddiada hakikate uygunluk; harcanmış emek; pay; hisse
Hakkaniyet
Hak ve adalete uygunluk; doğruluk
hakkı hıyar
seçimlik hak
Hakk-ı hıyar
Seçimlik borçlarda seçim hakkı
Hakk-ı mesil
Su yolu hakkı
Hakk-ı mürûr
Geçit hakkı
Hakk-ı şuf'a
Önalım hakkı
Hakk-ı şürb
Içme hakkı; sudan yararlanmada sıra hakkı
Haksız fiil
Hukuk düzeninin izin vermediği, zarar verici eylemlerdir
Haksız iktisap
Bir kimsenin malvarlığında, haklı bir nedene dayanmaksızın başka bir kimsenin malvarlığı aleyhine meydana gelen artma ya da azalmama durumu
Hak ehliyeti
Sağ doğmak şartıyla ana rahmine düştüğü andan ölüm anına kadar olan dönemde herkesin sahip olduğu medeni haklardan (evlenme, mülk edinme vb.)…
halaza
Yere dökülen tohumlardan ertesi yıl hiçbir tarımsal faaliyet olmaksızın kendiliğinden yetişen bitki.
Halef
Bir makamda, görevde sonra gelen kişi
Halefiyet
Ardıl, yerine geçme, yerine geçen.
Halel
Bozma; bozukluk; eksiklik; zarar
Haleldar olmak
Bozulmak; çiğnenmek
Halita
Karışım
Hali sabıka irca
Eski hale getirme eski hâle getirme (bkz. HMK 95. md. vd.)
Hamaset
Kahramanlık, yiğitlik, cesaret
Hamil
Elinde bulunduran, taşıyan gerçek ya da tüzel kişidir.
Hamule Senedi
Tren ile taşımacılıkta kullanılan taşıma belgesi olup malların demiryolu ile taşınmasına ilişkin uluslararası anlaşmadır. Hamule, aslen Arapça bir…
Hapsen Tazyik
Bir kimseyi ifasına mecbur olduğu hususu yapmaya icbar için kanuni salahiyete binaen hapsetmektir.
Harâc-ı mukaseme
Arâzî-i hâriciyye mahsullerinden onda birden yarısına kadar alınan vergi
Harâc-ı muvazzaf
Arâzî-i hâriciyye üzerine yerin tahammülüne göre,maktûiyet veçhile tayin olunan vergi
Hârîm
Başkasının giremeyeceği,girilmesine izin verilmeyen ev bölümü; harem
Hariciye Vekâleti
Dışişleri Bakanlığı
Harim
Girilmesi yabancıya yasak olan, kutsal tutulan, korunulan yer
Harnup
Keçi boynuzu
Hartama
Pedavra; köknar ve lâdin ağaçlarından elde edilen, çatı örtüsü olarak kullanılan ince tahta;
Has
Sıkıştırmadan bir yerin içine alma; hareketten menetme; etrafını çevirme; vakfetme
Hasârât
Zararlar; ziyanlar; hasarlar
hasbelkader
Rastlantı sonucu olarak, tesadüfen. Yazgıdan dolayı
Hasbi
1.Gönüllü olarak ve karşılık beklemeksizin yapılan. 2.Nedeni olmayan, nedensiz.
Hasb-el-kanun
Kanun gereği
Hasb-el-memuriyye
Memuriyet gereği
Hasebiyle
Yüzünden; dolayısıyla; bu nedenle
Hasıl
Olan, ortaya çıkan, görünen.
Hasılat
Gelir.
Hasılat Kirası
Kiraya verenin, bir bedel karşılığında, hasılat veren bir malın veya hakkın kullanımını kiracıya bıraktığı sözleşme; ürün kirası.
Hasîm
Iki düşmandan herbiri
Hasım
Düşman, husumet
Hâsim
Hasmeden; kat'eden, kesip atan
Haslet
Ahlak, nitelik, huy, mizaç
Hasren
Muhasara ederek; etrafını çevirerek
Hasretme
Özgüleme,sınırlama;tahsis etme. Bir şeyin bütününü birine, bir şeye ayarımak
Hasretmek
Adamak, ayırmak, tahsis etmek.
Hâss
Özgü
Hata
Yanılma, Yanılgı
Hatîa
Günah; kabahat; suç; yanlış; yanlışlık
Havale
Yollama ödeyicisinin, para, değerli kağıtlar veya benzeri nesneleri, yollayıcı hesabına yollama alıcısına ödemek ve yollama alıcısının da bunları kendi…
Hava Oyunu
Bir mal fiyatının yükseleceği umuduyla o maldan, sözde ileride teslim alınmak üzere, bir parti satın almak ve vakti geldiğinde bu malın değerine göre…
Hâvi
Kapsar; kapsayan; içeren; içerir
Havza-i fahmiyye
Kömür havzası; kömür bulunan bölge
Haylûlet
Engel olma; araya girme; yolu kapama
Haymatlos
Herhangi bir nedenle uyrukluğunu yitirmiş, hiçbir devletin yurttaşı olmayan, yurdu olmayan, yurtsuz (kimse).vatansız
Hayrât
Sevap kazanmak için yapılan hayırlı işler; sevap için kurulan müessese
Hayr (hayır)
Iyilik; iyi; faydalı iş; yarar
Hâzık
İşinin ehli, usta, Maharetli, becerikli, mahir, Usta doktor, uzman hekim.
Hazine
Devletten ayrı bir kişilik oluşturmamakla beraber, bir taraftan bütçenin uygulanmasına ilişkin işlemleri, diğer taraftan da kamu gelir ve giderlerinin…
Heder olma
Ziyan olma
Hedm
Yıkma; harap etme
Herc ü merc
Darmadağınık. Karmakarışık. Allak bullak.
Hıfz
Saklama; koruma
Hıfzısıhha
İnsan sağlığını korumak için vücûdun ve içinde yaşanan çevrenin sağlık şartlarını inceleyen, buna göre tedbirler alan ve bu çalışmalardan bahseden…
hırsız
Başkasının malını çalan kimse, uğru
Hısımlık
Evlenme ya da evlat edinme vasıtasıyla gerçek kişiler arasında oluşan bağdır.
Hibe
Bağışlama
Hidematı amme
Kamu hizmeti
Hiffet
İrade Sakatlanması, sonucunda ortaya çıkacak neticeyi öngöremeyip hata yapma, temkinsizlik
Hilafı
Tersi; aksi; zıddı
Hilaf-ı Hakikat
Gerçeğe, hakikate karşı olan.
Hile
Bir kimseyi aldatmak, yanıltmak için yapılan oyun, çıkar sağlamak için, değerli bir şeye değersiz bir şey katma.
Hile-i Şeriyye
Şekil bakımından hukuka uygun bir işlemi vasıta kılarak yasaklanmış bir sonucu elde etmek amacıyla yapılan muamele anlamında fıkıh terimi.
Hilkat
Yaratılma; yaratılış; tabiat
Hilkat garibesi
1.Bedeninde doğuştan normal olmayan gariplikler bulunan kimse. 2.Acayip, garip, tuhaf şey.
Himaye
Koruma; korunma; birine arka çıkma
Hini dava
Dava sırasında
Hini hacet
Gerektiğinde
Hisse-i şayia
Yaygın hisse; ortak pay
Hissikablelvuku
Önsezi
hissi kablel vuku
Olacak bir hadiseyi önceden bilme-görme,hissetme. Önsezi, içine doğma.
Hitâm
Son; bitim; tükenme; nihayet
HİTAM
Bitim, bitiş, sona eriş, son
Hizmet sözleşmesi
İşçinin, belirli veya belirsiz bir zaman süresi içinde iş görmeyi ve işverenin de ona bir ücret vermeyi üstlendiği sözleşme.
Hodbehot
Kendi kendine, kendi kafasıyla, kendiliğinden, kimseye danışmadan.
Hod-be-hod
Kendi başına;kimseye danışmadan;kendiliğinden
Huda
Aktarma
Hudûs
Sonradan peyda olma
Hukuk
İçtimai hayat nizamının muhafaza ve idamesi için cemiyet azası sıfatiyle fertlerle fertler, veya cemiyetle -yani devletle- fertler, yahut muhtelif…
Hukukî
Hukuksal olan.
Hukuki işlem
Bir veya birden çok kişinin, hukuksal bir sonuca yönelttiği irade açıklaması.
Hukuki tağyir
Bir kimsenin, kendisine ait olmayan menkul eşyalar üzerinde bazı işlemlerde bulunarak, bu eşyanın niteliğini değiştirmesi
Hukukun şeklî kaynakları
Hukuk Kurallarının hangi şekillere bürünmüş olarak bize verildiğini ve nerelerde bulunduklarını göstere kaynaktır.
Hukuk Boşluğu
: Somut bir olaya uygulanacak hükmün, yazılı ya da yazısız hukukta yer almamasıdır.
Hulâsa
Özet
Hulûl
Gelip çatma; girme; borcun vadesinin gelmesi
Husule gelmek
Doğmak; ortaya çıkmak; meydana gelmek; oluşmak
Husumet
Bir davanın ikamesi üzerine davacı ile müddeaaleyh arasında husule gelen vaziyeti ifade eder.
Husûmet
Hasım olma durumu; hasımlık; düşmanlık; (davada) karşı taraf olma
Husûsat
Bakımlar; işler; şekiller; yollar; konular; meseleler; maddeler
Hususî
Özel; kişiye ait
Hususi
Özel, özel olarak, kişiye ait olan
hususi esbabı hüküm
Özel hüküm sebepleri, kanunda sayılan deliller dışındaki delil yöntemleridir.(HMK m.192)
Hüccet
Senet; delil; belge
Hükema
Hakimler, Alimler
Hükkâm
Hakimler; yargıçlar
Hükmî şahsiyet
Tüzel kişilik
Hüküm
Bir dava mahkemesinin hukuksal uyuşmazlığı çözen son kararıdır.
Hükümlü
Hakkındaki mahkumiyet hükmü kesinleşmiş olan kimse.
Hükümözlü
Yerel mahkeme tarafından hüküm kararı verilmiş ancak hükmü henüz kesinleşmemiş tutuklu
Hükümsüzlük
Bir hukuki işlemin, kanunun öngördüğü şekilde yapılamaması veya kanuna aykırı olarak yapılması halinde hukuki sonuç doğurmamasıdır.
Hülasa
Özet, fezleke
Hünsa
Erkek ve dişi cinsellik organları kendisinde birlikte bulunan (birey)
Hüsnüniyet
Iyiniyet
Hüsnü ceryan
Iyi icra etmek
Hüviyet
Kimlik