Harf harf hukuk
V harfiyle başlayan hukuk terimleri
74 terim ve kaynaklarıyla açıklamaları.
Vabeste
Bağlı
vacibürriaye
Bağlayıcı, riayet edilmesi (uyulması) zorunlu
vade
Belirlenen süre, borcun ödeme zamanı, ifa zamanı. Ecel, ölüm, ölüm olayı.
Vaid
İleride gerçekleştirilecek bir şeye dair söz vermek
Vakar
Ağırbaşlılık,kişinin bulunduğu makamına uygun bir ciddiyet göstermesi.
Vakf
Tecvidde, durmak ve durdurmak mânalarına gelerek, nefesle beraber sesin kesilmesine denir. Yâni: Kur'an-ı Kerimi tilâvet ederken herhangi bir kelime…
Vakfiye
Vakfedenin vakfa ilişkin bildirimini ve hakimin tescilini kapsayan belge
vakıa
Olay, gerçek, olgu. Vuku': Düşüş. Başa gelen, çatan büyük iş.
Vakıf
Tesis; başlı başına bir varlığı bulunmak üzere bir malın belirli amaca tahsisi
Vakıf senedi
Vakfın adı, amacı, bu amaca özgülenen mal ve haklar, vakfın örgütlenme ve yönetim şekli ile yerleşim yerinin yazılı olduğu belge.
VÂKİ
vuku bulan,olan,olmuş.
Vaki (vâki)
Bir şeyi ıslah edip düzene sokmak, himaye etmek, bir şeyi korumak, görüp gözetmek
VALÖR
Bankacılıkta, faizin fiili olarak hesabına esas alınan tarihe VALÖR denir. Bankadan çekilen para için aynı günün, yatırılan para için tahsil edilen…
Varaka
Belge; yazılı kağıt
Varant
Rehin senedi; umumi mağazaya tevdi edilen mallara ve tahıla ilişkin rehin hakkını gösteren ve bu mallar üzerinde herhangi bir alacaklı yararına bu…
vareste
Kurtulma, kurtulan, yoksun tutma, ilişiğinin kalmaması. Mahkemedeki duruşmalara gelme mecburiyetinin kalmaması.
Varîd
Gelen; vasıl olan; gerçek olan; varolan
Vâridât
Gelirler; devlet(kamu)gelirleri
Vâris
Mirasçı
VARİT
Gelen, bir yere ulaşan, meydana gelen, ortaya çıkan.
Vasıl olmak
Ulaşmak, erişmek
Vasi
Kanunun öngördüğü durumlarda, küçük veya kısıtlı kişilerin haklarını korumak üzere mahkeme tarafından atanan kanuni temsilci.
Vasiyet
Kişinin sağlığında tek taraflı irade açıklaması ile yaptığı ölüme bağlı tasarruf
Vatandaşlık
Bir hakiki şahsı bir devlete bağlayan hukuki bağdır.
vaveyla
çığlık , feryat, bağırış
Vazıülyed
1.Bir şeye veya bir işe el koyan kimse. 2.Bir şeyi elinde bulunduran kimse.
Vazıyed etme
Bir şeye veya bir işe el koyma
Vaziyet
Durum; hal
Vaz'
Koyma; konulma (yürürlüğe koyma)
Vecîbe
Borç
Veçhe
Yön, taraf
Veçhile
(bu) yönden; böylece; uyarınca
veda
Ayrılma, allah'a ısmarladık deme, bırakma, sonverme.
Vedia
Saklama Bir kimseye, bir şeyin korunması ve gereğinde geri verilmesi için bırakılan eşya, emanet.
Vefa hakkı
Hak sahibine, sattığı şeyin mülkiyetinin kararlaştırılan bedel karşılığında tekrar kendisine devrini, tek taraflı irade beyanı ile isteme yetkisi veren hak
Vehle
Öncesi; baş tarafı; dakika; an
Vehle-i ûlâ
Ilk başlangıç; birdenbire
vekâlet
Vekillikte bulunma, birisini temsil etme. Başkası nâm ve hesabına bir sözleşmeyle temsil eden kimse. Bakanlık, nâzırlık, icra organında görev alan ve…
vekaletname
Vekil bırakanın vekiline yazılı olarak verdiği temsil belgesi. Genelde noterlerce düzenlenen ve hangi konularda ne şekilde müvekkili temsil edeceğini…
Vekalet Sözleşmesi
Kişinin, bedelli veya bedelsiz olarak, bir işi yürütmeyi veya yerine getirmeyi başkası adına üstlendiği sözleşme.
vekil
Nâzır, bakan. Bir kimseyi vekâlet sözleşmesi ile temsil eden. Başkası nam ve hesabına hareket eden ve bir kısım işler yapan.
Velayet
Ana ve/veya babanın, reşit olmamış çocukları üzerindeki (kanundan doğan) eğitim ve terbiye hak ve yetkisi.
veled
Çocuk, erkek veya kız çocuğu için kullanılır. Halk arasında çoğu kez erkek çocuğu içindir.
Velev
Olsa bile; hatta; ister; isterse
Veli
Velayet hakkına sahip bulunan ana ve/veya baba.
veraset
Mirasçı olma, soya çekim, bir kimsenin kendi atasına çekmesi.
veraset ilamı
Ölen bir kimsenin mallarına kimlerin ne miktar ve ne nisbetle mirasçı olacağını gösteren mahkeme kararı.
veraset ve intikal vergisi
Ölenin vârislerine kalan mal ve paradan alınan vergi
Verese
Mirasçılar
Vergide adalet ilkesi
Herkesin mali gücüne göre vergiye tabi tutulmasıdır
Vergide Usulsüzlük
Vergi kanunlarının şekle ve usule müteallik hükümlerine riayet edilmemesidir.
Verginin İdarece Tarhı
Mükelleflerin verginin tarhı için vergi kanunları ile muayyen zamanlarda müracaat etmemeleri veya aynı kanunlarla kendilerine tahmil edilen…
Verginin Tahakkuku
Tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir.
Verginin Tahsili
Kanuna uygun surette ödenmesidir.
Vergi Mükellefi
Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettübeden gerçek veya tüzel kişidir.
Vergi Sorumlusu
Verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir.
Vergi Tarhı
Vergi alacağının kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tespit eden…
Vergi ziyaı
Vergi kaybı. Vergi mükelleflerinin, işlemlerde yaptıkları eksiklikler ve gecikmeler sebebiyle vergi kaybına neden olması, vergi kaçırmaya girişmesi.
Vergi ziyai
Mükellef veya sorumlu tarafından görevlerin yerine getirilmemesi nedeniyle, verginin hiç tahakkuk etmemesi, zamanında tahakkuk etmemesi, eksik tahakkuk…
Vesait
Vasıtalar; araçlar
Vesayet
Küçük veya kısıtlıların haklarının korunması amacıyla özel hukuk tarafından düzenlenen ve bir kamu hizmeti niteliğini taşıyan kurum.
Veto
Bir yetkinin, bir yasanın, bir kararın yürürlüğe girmesine karşı çıkma hakkı. Reddetme
Vezâif
Vazifeler; görevler
Vezaif
Vazifeler
Vicahî
Yüze karşı; tarafın yüzüne karşı
Vicahi
Yüz yüze olan veya yapılan
victimiloji
Mağduroloji, suçları mağdurun bakış açısından inceleyen, kriminoloji içindeki disiplindir.
Vikaye
Koruma
voli
Balıkçının bir yere, denize balık ağı sermesi. Buraları kamunun ortak yerleridir. Balık ağının serpildiği yerler. Kısa yoldan kâr ve kazanç sağlama.
Vukuat-ı mahal
olay yeri
Vuku bulmak
Olmak; oluşmak; meydana gelmek
Vuzuha kavuşmak
Açıklığa kavuşmak
Vücut bulmak
Doğmak; yapılmış olma
Vürud
Vârid Olma, Gelme, Bir Evrakın Varması Gereken Yere Ulaşması, Gelmesi