Harf harf hukuk

T harfiyle başlayan hukuk terimleri

339 terim ve kaynaklarıyla açıklamaları.

Taaccüb

Şaşkınlıkla karşılama, hayret etme

Taaddi

Başkasının Hakkında El Uzatma.

Taaddüd

Birden çok

Taadül

Beraberlik, eşitlik

Taaffün

Kokuşma, bozulma, çürüme

Taahhüdü ihlal

Borclunun haciz zaptında borcu kabul ve ödemeyi taahhud edip, tahhüdünü yerine getirmemesi.

Taahhütname

Kişinin kendi ad ve hesabına, bir gerçek kişi veya tüzel kişiye karşı, sözleşmeli ya da sözleşmesiz olarak, bir işin yapılmasını veya bir şeyin…

Taakkul

Akıl erdirme, zihin yorarak anlama, hatıra getirme

Taalluk

Ilişiği olma; asılma; ilgi

Taammüt

Bir işi ya da suçu bilerek, tasarlayarak yapma, işleme.

Taayyün

Tayin olunma; belli olma; belirme

Taazzuv

Uzuvlaşma, bir biçim alma, teşkilâtlanma, organlara ayrılma.

Tabâbet

1.doktorluk, hekimlik. 2.hekimlik bilimi, tıp.

Tabiyet

Kişi veya şeyleri devlete bağlayan siyasi ve hukuki bağ; vatandaşlık. yurttaşlık; bağımsızlık

Tacir

Ticaretle uğraşan; bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimsedir.

Tadadi

birer birer söylemek, saylamak; örnek olarak sıralamak

Tadât

Sayma; sayılma; sayım

Tadil

Değiştirme; değişiklik

Tafsilat

Ayrıntılı bir şekilde, detayları da ortaya konulmuş açıklama

Tafsil Etmek

Ayrıntiları ile anlatmak.

tagayyür

başkalaşma,değişim,yeni bir hal alma

Tagyir

Bir şeyi değiştirme, başkalaştırma, aslından saptırma

Tağyir

Başkalaştırma; değiştirme; bozma tahakkuk gerçekleştirme; gerçekleşme

Tahaddüs

Ortaya çıkmak

Tahakkuk

Gerçekleşme, meydana gelme, bir şeyin doğruluğunun ortaya çıkması

Tahakküm

Hakimiyet ve kontrol altına alma.

Taharri

Arama, araştırma

Taharriyat

Araştırmalar, Aramalar

Tahassul

Hasıl olma; sonuç olarak ortaya çıkma

Tahavvül

Değişme; dönme

Tahdîdât

Sınırlamalar; kısıntılar

tahdîdî

Sınırlı, belirtilen sayıda. Numerus clausus.

Tahdidî

Sınırlayıcı, tüketici.

Tahdit

Sınırlı, belirli bir sayıda ya da çerçeve ile belirtme

Tahfif

Hafifletme; azaltma

Tahkik

Soruşturma.

Tahkikat

Soruşturma

Tahkim

Taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkların devletin resmi yargı organları yerine, kendileri tarafından belirlenen hakemlerce çözümlendiği bir uyuşmazlık…

Tahkir

Aşağılama, onur kırma, onuruna dokunma

Tahlif

Yemin

Tahliye

Boşaltma; salıverme; serbest bırakma.

Tahliye taahhütnamesi

Kiracının, kiralananı belli bir tarihte boşaltacağına ilişkin yaptığı yazılı irade beyanı.

Tahmil

Yükleme

Tahnit

Bozulmaması için ölüyü ilaçlama."

Tahrif

Bozmak, aslını değiştirerek yozlaştırmak.

Tahrik

harekete geçirme,kımıldatma

Tahrip

Harabetme; yıkma; kırma; bozma

Tahrir

Yazım

Tahrirat

Resmi bir dairece yazılan yazılar ve mektuplar

Tahriren

Yazılı olarak

Tahsin

Beğenme

Tahsis

Emrine verme; özgüleme. Bir şeyi bir kimseye veya bir yere ayırma

Tahşiye

Çıkıntı yapmak

Taht

Alt; aşağı

Tahtani

Binanın alt kısmı

Tahtani fevkani

Altlı üstlü

Tahvil

Değiştirme; değiştirilme; borç senedi

Tahvilat

Tahviller

Takaddüm

Önce gelme; önde gelme

Takarrür etmek

Kararlaşmak; kararlaştırmak; istikrar kazanan kararlar

Takas

Vadesi gelmiş, aynı cinsten ve karşılıklı iki alacağın birbirine sayışılması.

takbih

Çirkin görme, beğenmeme. Kınama

Takibat

Kovuşturma

Takrîr

Önerge; anlatma; anlatış; tapuda malını sattığını veya ipotek ettiğini söyleme

Takriben

Tahminen, yaklaşık olarak, aşağı yukarı

Takrir etmek

Sağlamlaştırmak

Taksim

Ortak mülkiyette bulunan bir malın, ortaklar arasında yapılan bir sözleşmeyle veya dava açmak suretiyle bölüştürülmesi.

taksimat

Bölüştürmeler; bölümleme

Taksir

Iradi olarak işlenen bir icra ya da ihmal eyleminden, fail tarafından istenmemiş olmalarına rağmen, kanunun cezalandırdığı sonuçların meydana gelmesi hali

Takyidat

Sınırlama, kısıtlama.

Takyit

Kısıtlama söz konusu taşınmaz mal üzerinde var olan kısıtlama

Talâk

Islâm hukukunda boşanma

Talîmâtnâme

Yönetmelik

Talik

1.Belli bir zamana bırakma, erteleme."

Talil

Sebep gösterme; illetlendirme, bir şeyi bir illete bağlama.

Talimatname

Yönetmelik

Tam Ehliyetli

Ayırt etme gücüne sahip, ergin olan ve kısıtlı olmayan fiil ehliyetinin tüm koşullarına sahip kişileri ifade eder.

Tam Ehliyetsiz

Fiil ehliyeti hiç olmayan kişilerdir. Ayırt etme gücünden yoksundur.

Tanık

Duruşmada bilgisine, görgüsüne başvurulan kimse, şahit." Davacı veya davalı olmadığı hâlde duruşmada bilgisine, görgüsüne başvurulan kimse, şahit.

Tanzim

Düzenleme, düzeltme, yoluna koyma

Tapuyu misil

Tarafsız bilirkişinin belirteceği tapu; bedel; değer baha

Tapu Sicili

Taşınmazlar üzerindeki haklarını göstermek üzere devletçe tutulan resmi sicildir.

Tarafeyn

İki taraf.

taraf ehliyeti

Hukuk davalarında davacı veya davalı olarak yer alabilme ehliyeti. Medeni haklardan yararlanan herkes kural olarak taraf ehliyetine de sahiptir. Ancak…

Taraf teşkili

Taraf oluşturma. Davanın taraflarından biri olabilme yeteneği. Uluslararası ihtilaflarda müzakerenin taraflarından birisi olma durumu.

Tardetmek

Kovmak, Def etmek, Uzaklaştırmak

Tarh

Çıkarma, ıtrah etme, bir sayıdan diğerini çıkarma, vergi koyma, kişinin kazancından vergi payı çıkarma, belirleme. Çoğulu tarhiyyâtdır; vergi koyma…

Tarik

Yol; yöntem

Târik

Terkeden; bırakan

Tariki âmm

Herkesin geçebilmesi için bırakılan yol; kamunun yararlandığı yol;

Tarumar

Dağınık. Karışık. Perişan

tasaddi

Teşebbüs etme, sataşma

Tasallut

Musallat olma, saldırma, sarkıntı

Tasarruf

Bir şeyden yararlanabilme ve o şey üzerinde fiili veya hukuki işlem yapabilme gücü.

tasarruf etme

Kullanma ve yapma harcama, yönetme, bir şeyi sevk ve idare gücü. Harcamadan bekletme, biriktirme, tutumlu olma. Çoğulu tasarrufâtdır; işlemler,…

Tasdik

Doğrulama, onaylama. Var olan bir işlemin yetkili resmi veya özel kurum ya da gerçek veya tüzel kişi tarafından onaylanması.

Tasfiye

Bir ticaret kuruluşunun batması, kapanması gibi nedenlerle hesapların kesilerek ortada kalan maldan ve paradan alacaklılara paylarına düşen miktarın…

Tashih

Düzeltme; resmi bir kütüğün, bir hukuki işlemin düzeltilmesi

Tasnif

Düzen

Tasrih etmek

Açıklamak; belirtmek

Tasvib

Doğru bulma; uygun görme; onaylama

Tasvip Etmek

Bir düşüncenin ya da davranışın doğru, uygun, yerinde olduğunu belirtmek, onu uygun bulmak, onamak, onaylamak.

Tatbik

uygulamak

Tatbika medar imza

Uygulamaya elverişli imza

Tathir

Temizleme

Tavassut

Aracılık; ara bulma; aracı olma

Tavazzuh

Aydınlanma

tavik

Geciktirme, erteleme

Tavzîh

Açıklama

Tavzif

Görevlendirme

tavzih

Vâzıh hale getirme, açıklama, bir konuyu anlaşılır hale getirme, çoğulu tavzihâtdır; açıklamalar. Hmk md. 455 vd.

Tazammun etmek

Öngörmek; sonucu doğurmak; içine almak; kapsamak

Tazminat

Maddi veya manevi zarara karşılık ödenen bedel; zarar ödencesi;hukuka aykırı olarak başkalarına verilen zararların ödetilmesi biçiminde müeyyidedir.

TAZYİK

Baskı, sıkıştırma, zorlama, baskı tatbik etme, darlaştırma. Tbmm:, türkiye büyük millet meclisi. 23 nisan 1920'de kurulmuş ve toplanmıştır. Türk…

tazyik hapsi

Yapılması gereken bir edim yapılmadığında borçlu kişinin onu yapması veya edimi ifası için hapsen tazyikte bulunulurdu. Hapse konulma hali ve böylece…

Ta'lık

Geciktirme; askıda bırakılma

Teadül

Beraberlik; denklik; birbirine denk gelme

Teahhur(teehhür)

Gecikme; temerrüt

Teâmül

Örf ve adet; öteden beri olagelen, insanlar arasında yapılagelen belli bir davranış.

TEAMÜL

bir yerde öteden beri olagelen davranış,hukuksal olarak toplumun örf ve adetlerinin en küçük hali anlamındadır.

Teati

Karşılıklı gönderme

Tebaa

Uyruk; bir devletin hükmü altında bulunan kimseler

Tebâdür

Akla gelme; hatırlanma

Tebarüz etmek

Belirmek, görünmek.

Tebârüz ettirme

Belirtme; ortaya koyma

tebcil

Öğme, medhetme, yüceltme, üstün kılma.

Tebdil

Değişme; değiştirilme

Tebeddül

Değişiklik

Tebellüğ

Bir tebliği alma; tebliğ edilen bir yazıyı imza ile teslim alma

Tebellüğ Etmek

Kendisine gönderilen resmi bir belgeyi bildirimi imza karşılığı aldığını kabul etmek

Tebellür

Netleşme; net olarak ortaya çıkma; aydınlanma

teberru

Bağış, hibe, karşılıksız olarak mal bağışı. Çoğulu teberruâtdır; bağışlar, yardımlar, hibeler. Bir malın karşılıksız olarak verilmesi. Mecburiyet…

Tebeyyün

Ortaya çıkmak

Tebeyyün etmek

Saptanmak ; ortaya çıkmak; aydınlanmak

Tebligat

Bir hukuki işlemin yetkili makamca, ilgili kişinin bilgisine sunulmak üzere, kanun ve usule uygun olarak yazı veya ilanla bildirilmesi.

TEBLİĞ

Bildirme, duyurma, anlatma, yazılı bir emri, mahkeme yazısını ilgili şahsa teslim etme, imzasını alma. Çoğulu tebliğâtdır; duyurular, anlatmalar.…

Tecavüz

1.Ötesine geçme, sınırı aşma 2.Saldırı

Tecdit

Yenileme; tazeleme, açıkça anlaşılacak şekilde önceki borcun, yeni bir borç kurarak ortadan kaldırılması; yenileme.

Tecelli

belirmek, ortaya çıkmak, görünmek; belirti, görüntü

Tecessüm

Boyut kazanma, cisimlenme

Tecezzî

Bölünme; doğranma

Tecezzi

Parçalara ayrılma, ayrılma, bölünme

tecil

Erteleme.

Tecrit

Bir insanın dış dünyadan koparılarak kendi haline bırakılması olayıdır. İlişkide bulunduğu topluluktan çıkarmak, sosyal ekonomik ve kültürel olarak…

Tecvîz

Ceza verme; caiz görme

TECZİYE

Cezalandırma; ceza verme. Cezalandırmak

Tedabir

Tedbirler önlemler

Tedarik

Sağlama; temin etme

Tedavül

Sürüm; elden ele gezme; dolaşma; kullanılma

tedbir

Tedbir, Tedebbür: Bir işin iyi ve sıhhatli olması için arkasını, önünü gözeterek takdir ve idare etmektir. Bütün evreni yönetmek, her işi evirip…

Tedenni

Gerileme, Gerilemek, Düşme.

Tedhiş

Yıldırı, terör, terörize etme, şiddet içerikli korku yayma

Tedip hakkı

Ana babalara tanınmış çocuğa öğüt vermek, ihtirada bulunmak

Tediye

Ödeme; bir borcun ödenmesi

Tedricen

Azar azar; yavaş yavaş; aşamalı olarak

Tedvîn

Hukuku birleştirmek amacıyla,hukukun bir dalı ile ilgili yasa halinde kurallar koyma

Tedvin

Derleme

Tedviren

vekaleten

Teehhür

Gecikme; sonraya kalma

Teemmül

Düşünüp taşınma; etraflıca düşünme

Teessüs

Kuruluş; kurulma; yapılma; yapılanma

Tefehhüm

Anlamak; akıl erdirmek

Tefekkür

Düşünme,fikretme,akıl erdirme;Bir konuda kişinin kendi kendine değerlendirmede bulunması.

Teferruat

Ayrıntı, geleneklere göre bir malın daha iyi ve daha verimli kullanılmasında yararı olan, asıl mala sıkı sıkıya bağlı bulunmayan, az bir masraf ve…

Teferruğ

Satın alanın aldığı mülkün ferağ işlemini yaptırması, tapu kaydını kendi üzerine çevirme

Teffiz

Bkz. tefvîz

Teffi taauf

Anlaşılır ve tarif edilir

Tefhim

Verilmiş olan kararın veya hükmün,duruşmada hazır bulunan taraflara yargıç tarafından sözle bildirilmesi Mahkeme tarafından verilen kararın, duruşmadan…

tefrik

ayırma

Tefrişat

Döşeme araçları; bir yeri döşemek için kullanılan eşya

Tefrit

Herhangi bir konuda geride kalma , yeterli olmama durumu ' dur.

Tefvîz

Ihale; sipariş etme; havale etme; dağıtım; ısmarlama; bir taşınmazı belli bedel karşılığında üçüncü kişinin üzerinde bırakma

Tegayyür

Değişmek, başka bir hale geçmek

Tehâlüf

Yargıcın iki tarafa da yemin vermesi; birbirine zıt olma

tehir

erteleme

Tehiri İcra

İcranın Geri Bırakılması

Tehir erteleme

Ara verme

tehir i icra

Yapılan yargılama sonucunda yerel mahkeme tarafından verilen alacağın tahsiline dair kararı temyiz eden borclu tarafın , icra işlemlerinin durdurulması…

Tehir-i icra

icranın geriye bırakılması İcranın Geri Bırakılması

tehlikeli hükümlü

işlediği suçun nitelik ve icra şekli göz önüne alındığında toplum için ciddi bir tehlike oluşturan ve cezaevi güvenlik ve nizamını ihlal edebileceği…

tekabül

Karşılamak,karşılıklı kabulleniş, takasta bulunma.

Tekabül etmek

Karşılamak; karşılık olmak

Tekamül

1.olgunlaşma, olgunluk. 2. gelişim, gelişme, evrim.

TEKÂSÜL

Üşenmek. Gevşeklik. İhtimamsız davranmak. Tembellik.

Tekaüd

Emeklilik

Tekâyüd

Birbirine hile yapma

Tekdir

Azarlama, Paylama

Tekeffül

Birine kefil olma; kefalet verme; garanti etme

tekellüf

Külfetli iş yapma, birisine yük yükleme, sıkıntı verme. Yapmacıktan iş yapma.

Tekemmül

Tamamlanma; olgunlaşma

TEKERRÜR

Tekrarlama, tekrar etme. Bir kimsenin bir suçu işleyip hakkında hüküm verildikten sonra yeni bir suç işlemesi durumu. Mükerrirlik hali. Tck md: 29.

Tekevvün etme

Yaratılma; meydana gelme

Tekid

Pekiştirme, üsteleme. Önceden yazılan bir yazının peşine ikinci defa bir yazı daha gönderme. Güçlendirme.

Tekit

Belirli süre zarfında cevap alınamaması halinde tekrar yazı yazarak cevap istenmesi .

Teknokrat

1.Yönetimde ve ekonomide uzmanlığı nedeniyle devlet yönetiminde söz sahibi bulunan, uzmanlığı kuramdan çok tekniğe, uygulamaya dayanan, ekonomik ve…

teksif

Kesâfet arz etme, yoğunlaştırma, bir noktada dikkat toplama, sıkıştırma.

tekzib

Yalanlama, kizbetme, asılsız bir haber üzerine bunu düzeltmek için basın kanununa göre ilgili kişinin mahkeme kararıl ile basın aracına gönderdiği…

Tek taraflı irade beyanı

Hukuki bir ilişkide taraflardan birinin, o ilişki bakımından hüküm ve sonuç doğurmaya yetecek şekilde iradesini açıklaması.

Telâfi

Zararı karşılama; giderme; eksikliği giderme

telahuk

Lühûk etme, bitişme, peşinden bir şeye yetişip ona katılma, eklenme. Birbirine katılma. Sonraki bütçenin öncekine katılması veya genel bütçeye yan bazı…

Telâhuk

Birbirine katılma; yarışma; hakların yarışması

Telakki

Anlayış, görüş

Telemmu

Pırıldama, ışıldama

Telhîs

Hülasa etme; özetleme; özet

telhis

Hülâsa etme, kısaltma, özetleme.

Telif

Yazma; uzlaştırma

Telif hakları

Fikir ürünü eserler üzerinde yaratıcısının sahip bulunduğu haktır.

Telvis etmek

Kirletmek

Temadi

Sürüp gitme; süregelme; devamedegelme; sürme; uzama

temayül

TANINMA, MEZİYETLERİYLE TANINIR OLMA, ÜSTÜN GELME, ŞÖHRETE ERME.

temdid

Uzatma, medîd hale getirme. Kanunlarda tanınan sürenin bir kısım makamlarca, hâkimce vb. Lerince bir daha uzatılması durumu. Pas. K md. 13.

temdit

uzatma,devam ettirme

Temellük

Mülk edinme; kendine mal etme; sahip olma; sahiplenme; devralma

Temerrüd

Direnme; borcun ifasında gecikme, bir yükümlülüğün yerine getirilmesinde oluşan gecikme; direnme

temerrüt

Temerrüt, borcun yerine getirilmesinde veya yerine getirilmesinin kabulünde, kanunun aradığı koşullar oluştuğu hâlde gecikme durumudur. Borçlunun…

Temerrüt Faizi

Temerrüte düşen borçlunun borcun muaccel olması anından borcun ifasina kadar geçen zamandaki faiz.

Temettü

Kâr; kazanç payı; yarar

Temevvüç

Dalgalanmak, çalkalanmak.

temhir

mühürleme

Teminat

Belli bir hukuksal durumu (genellikle borcun ödenmesini) sağlamak için verilen garanti.

Teminat akçesi

Bir sözleşmenin kurulması için taraflardan birinin diğerine vermek yükümlülüğünde bulunduğu para

Temlik

Devir, alacağın bir başkasına devri, mülkiyetinin geçirilmesi. Alacağın devredilmesi. Bk md. 165.

Temlikname

Bir hakkın diğer bir kimseye geçirildiğini gösteren belge

Temsilci

Hak ve görev bakımından birinin veya bir topluluğun adına davranan kimse, mümessil.

Temşiyet

Meşiyet, dileme, icrada bulunma, yürüme ve yürütme.

temyiz

İyiyi kötüden; hayrı, şerden ayırt edebilme yeteneği, akıl gücü. İlk derece mahkemelerince verilen yargı kararlarının esas ve usûl açısından denetime…

Temyizen

Temyiz suretiyle. Temyiz yoluyla.

Temyiz Kudreti

İyiyi kötüden ayırma ve makul biçimde davranışta bulunma yeteneği.

tenakus

Eksikleştirme, azaltma: iki kişinin verecekleri şeylerde karşılıklı olarak azaltmaları, noksanlaştırmaları.

Tenakuz

Çelişme, çelişki, tutmazlık

Tenâküz

Çelişki

tenasüb

uygunluk, orantı.

Tenbih

Uyarma; uyarı

Tenezzül

Inme; alçalma; düşme; kendine aykırı gelen bir işi veya durumu kabul etme

TENFİZ

İnfaz etme, bir hükmü uygulama, gereğini yerine getirme. Bir şeyi geçerli kılma. İnfaz etme, bir hükmü uygulama, gereğini yerine getirme, bir şeyi…

Tenkis

Indirme; azaltma; eksiltme

Tenmiye

Nemalandırma; artırma; işletme

Tensip

Uygun görme

Tensip Zaptı

Açılmış olan davaya ilişkin olarak, davayı incelemekte olan mahkeme tarafından yürütülecek olan inceleme faaliyetlerine ilişkin saptama ve hükümleri…

Tenvîrât

Aydınlatma; ışıklandırma

Tenzih

Ayrı tutmak

Tenzil

Indirtme; azaltma

Tenzilat

İndirim.

Terahi

Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek çekinmeyi gerektiren sebep veya durum, rezerv, ihtiraz. Savcının yasada yazılı yetkilerine dayanarak, tüze…

Terâküm

Birikme; biriktirme

Teraküm

Birikme, yığılma

Tercihe şayan

Üstün tutulan; yeğlenen; tercih edilen

Terditli

Kademeli

tereke

Ölen kimseden, geride bıraktığı mirasçılarına kalan mal, ölenin terkettiği, sağlara bıraktığı mal.

Tereke (terike)

Miras bırakanın mirasçılarına geçen kalıtı; kalıt; mirasçılara kalan malvarlığı

Terekküp etmek

Oluşmak

Teressübât

Tortulanmalar; dibe çökmeler; durulmalar

Terettüp etmek

Düşmek; doğmak; ait olmak; sırası gelmek; gerektirmek

Terhin

Rehin olarak verme; emanet bırakma

Terkin

Boyama, çizme, bozma, bir kaydın çizilmesi. Tapu kaydının düşürülmesi. Bir kimse üzerinde görülen bir taşınmazın bu durumunun sona erdirilmesi. Bir…

Terkip

Birleştirmek, Bir araya getirmek.

Termim

Tamir etme; onarma; düzeltme; iyileştirme

termin

belirli zaman, randevu

Tersîmât

Resmetmeler; resmini yapmalar; çizmeler

tersim

Resmetmek, bir şeyin çizgilerle şeklini çizmek, çizgilerle ortaya koyup anlatmak.

Tertip

Sıra; düzen; düzenleme

Terviç

Bir düşünceyi tutma, destekleme

Tesâhub

Sahip çıkma; koruma

Tescil

Resmi kütük veya defterlere bir konunun (hakkın) yazılması, kayıt düşülmesi.

Tesellüm

Teslim alma

teselsul karinesi

iki veya daha fazla kişi ticari işlerde borç altına girmiş ise , borcun tamamından her birinin sorumlu olma hali

teselsül

Birden çok kimsenin alacaklıya karşı aynı borcun tamamını yükümlenmelerine veya birden çok alacaklının tek bir borcu istemeye hakkı olduğunu gösteren…

Teselsül Karinesi

Birden çok kişinin ticari sayılan bir iş dolayısıyla bir kimseye karşı borçlanmaları halinde bunlar arasında var olduğu kabul edilen zincirleme…

Tesmiye

Ad koyma; isimlendirme; belirleme

Tesviye

Sonuca bağlama; çözümleme; gereğini yapma; seviye; düzdüzeltme

teşbih

benzetmek

teşdid

Şiddetlendirme, ağırlaştırma, bir suçun cezasının bazı nedenlerle ağırlaştırılması ve aktarılması. Bunun sebebleri ne de teşdîd sebebleri denilir.…

Teşdiden

Cezada alt sınırdan ayrılarak üst hadden ceza verme

Teşdit

Makul orandan arttırma, şiddet, şiddetini arttırma, güç verme

Teşebbüs

Girişim, girişme.

Teşevvüş

Karışıklık; kargaşalık

Teşhir

Gösterme,sergileme

teşhis

Şahıslandırma, tanıma, bir kimseyi tanıma suretiyle kim olduğunu ortaya koyma, belirleme.

teşkilat-ı esasi

anayasa

Teşmil

Kapsamına alma; yayma

Teşri

Yasama

teşrii

Yasama faaliyeti, kanun yapma, kanun koyma işi. Laik hukukta bu yetki ya halkın temsilcilerinindir ya da baştaki yöneten az bir grubundur. İslâm…

Teşrik

Yaptığı bir işe ortak almak.

Teşviş

Karma karışık yapma, iyiyi kötüye katma, zihnin karışık bir durum alması.

Tetkikat

İncelemek, araştırmak

Tevakkuf

Bağlı olma; durma

Tevali

1. Arası kesilmeksizin sürme. 2. Art arda gelme, ardı arası kesilmeme, sürüp gitme.

Tevali etmek

Arkası gelmek, sürüp gitmek.

Tevarüs

Bir kimseden miras kalma; mirasa konma; kalıtım yoluyla birinden diğerine geçme

Tevcih

Yöneltme,aşama, makam, mevki verme, terfi ettirme.

TEVDİ

Bırakmak, vedia olarak bir yere emânet etme.

Tevdi etmek

Vermek; bırakmak; sunmak vermek, bırakmak, sunmak

Teveccüh

Yönelme; yakınlık duyma; sevgi

Tevellüt

Doğum; doğma Doğum tarihi Doğma, doğum

Tevessül etmek

Başvurmak; kalkışmak; girişmek

Tevfik

Uydurma; uygunlaştırma

tevfikan

Uygun olarak, uygun biçimde.

tevhid

Birleme, tekleme, vahdetleme, allah'ı tek olarak kabul etme. İslâm'ın temel amacı allah'ı birlemek ve ona öylece inanmak, şirke sapmamaktır.

Tevhit

Birleştirme

tevil

Bir kâpalı sözü yorumlama, bir başka anlam katma, amacı dışında farklı biçimde yorumlama.

Tevil Yollu İkrar

Kaçamaklı ikrar; şüpheli veya sanığın suçlama konusu vakıanın kendisi tarafından işlendiğini dolaylı bir şekilde kabul etmesidir.

tevkif

Tutma, bekletme, bir yerde tutma. Çoğulu tevkifâtdır; tutuklamalar kitle halinde içeri sokma. Para alacaklılarının istihkâklarında yapılan kesintiler,…

Tevkifat

1. Para konusunda kesintiler. 2.Tutuklamalar (hukuk)

Tevkifhane

Tutukevi

Tevkif Müzekkeresi

Tutuklama müzekkeresi. Bu müzekkere hâkim tarafından kesilir, üzerinde sanığın kim olduğu, işlediği .:uç ve tutuklama sebebleri ayrıntılı şekilde…

Tevkil

Vekil olarak tayin edilmiş kimsenin, vekillik yetkisini bir başkasına devretmesi.

Tevlit etmek

Doğurmak

Tevliyet

Vakfın işlerini yönetmek

Tevliyet davası

Mütevellilik davası; vakfın işlerine bakma göreviyle ilgili dava

Tevsîk

Belgelendirme

Tevsî'

Genişleme

tevsi

Genişletme, yayma, vüsatini sağlama. Çoğulu tevsîâtdır; genişletme işleri.

Tevzi

Dağıtma

Tevziat

Dağıtmalar,üleştirmeler

Teyakkun

İyiden iyiye araştırıp şüphesiz tam olarak bilmek.

Teyide Muhtaç

Henüz doğrulanmamış

teyit

Destekleme, güçlendirme, tasdik etme.

Tezad

Zıdlık gösterme, iki şeyin çelişki arzetmesi.

Tezahür etme

Belirme, görünme, ortaya çıkma

Tezâyüd

Artış; çoğalma

Tezkere-i sâmiyye

Sadrazamlık makamından yazılan tezkere

Tezkiye

Temize çıkarma, aklama.

Tezyid

Artırma, miktarca çoğalma, ziyadeleşme

Tezyif

Değersiz olarak gösterme, aşağılama.

Tezyinat

Süslemeler

te'villi ikrar

Yoruma müsâid ikrar. Sanığın ikrarının yoruma müsaid olması durumunda yargıtay bunu kabul etmemektedir.

Tilâvet

Kuran’ı yüksek sesle, güzel ve yöntemince okuma.

Toplu iş sözleşmesi

Işçi sendikaları ile işveren veya işveren sendikaları arasında yapılan ve iş şartlarını, tarafların hak ve borçlarını düzenleyen yazılı bir anlaşmadır.

Töhmet

Birine isnat olunan suç; işlenildiği sanılan, fakat henüz aydınlanmamış olan suç, suçlama.

Törebilim

Iyi, kötü, yarar gibi sorunları inceleyen, töresel bir davranış yasası geliştiren, ahlak ve onun ilkeleriyle uğraşan felsefe kolu.

Trampa

Değişim

Tröst

Aynı alanda iş yapan çeşitli ortaklıkların pay belgitlerinin bir ortaklıkça elde edilmesi ve yönetimlerinin bu ortaklığı yöneten gruba aktarılmasıyla…

Tutanak

Zabıt, zabıtnâme. Bir toplantı ve duruşma ile sorgulama sonunda düzenlenen resmî nitelikli tutanak.

tutuklama

Tevkif, ceza muhakemesinde kişiyi koruyucu ve önleyici bir tedbirdir. Cmk md. 104 vd. Nda yer alan ve adresi belli olmayan, ağır cezalı bir suçun…

tutuklu

Mevkûf, tutuklama kararı verilen.

Tüze

Hukuk. Doğrunun, hakkın korunması

Tüzel

Hukuki, hukuksal

Tüzel Kişi

Kendisini oluşturan gerçek kişilerin üzerinde ve onlardan bağımsız bir varlığı ve belirli bir amacı bulunan.

Tüzük

Bir kanunun uygulamasını göstermek veya kanunun emrettiği işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamak şartıyla ve Danıştayın incelemesinden…